Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2014/18935 E. 2015/11688 K. 24.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18935
KARAR NO : 2015/11688
KARAR TARİHİ : 24.06.2015

MAHKEMESİ : BOZOVA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 04/12/2013
NUMARASI : 2011/149-2013/425

Taraflar arasında görülen tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Mülkiyeti müvekkillerine ait olan Ş… İli B… İlçesi K… Mezrası Z… Köyü … parsel nolu taşınmazın 1/2’sinin M.. A..’a, 1/2’sinin D.. A..’a, … parsel nolu taşınmazın ise, 2/4’ünün M.. A..’a, 1/4’ünün A… Aksoy’a ve 1/4’ünün ise Ö… S…A..’a ait olduğunu, müvekkillerine ait taşınmazlar üzerinde arpa ekili olduğunu, arpaların hasadına çok kısa bir süre kalmış iken davalı tarafa ait elektrik tellerinin neden olduğu yangın dolayısıyla her iki taşınmazda da yangın çıktığını, ve yaklaşık 800 dönümlük bir alanda ekili olan arpanın tamamının yandığını, müvekkillerinin, davalı tarafın elektrik dağıtım tellerinin neden olduğu yangın sonrasında, hasada hazır arpalarının tamamının yandığını ve müvekkillerinin çok büyük maddi zarara uğradıklarını, müvekkili olan M.. A..’un arazilerinde bulunan mahsullerin yanmasından sonra Bozova Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/14 D.İş esas nolu dosyası ile zarar ziyan ve durum tespiti yapıldığını, Ş… İli B… İlçesi K… Mezrası Z…Köyü … ve … parsel nolu taşınmazlarda davalı tarafın neden olduğu yangın dolayısıyla meydana gelen zarara ilişkin olarak fazlaya dair dava ve talep haklarının saklı kalması koşuluyla toplam 86.217,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacılara ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iddia edilen olayı kabul etmemekle birlikte, bu olayın haksız fiil niteliğinde bir eylem olduğunu ve 2010 yılında meydana geldiğini, Borçlar Kanunu gereği fiilin gerçekleşmesinden itibaren 1 yıl içinde haksızlığa uğradığını iddia eden tarafın taleplerini dava etmesinin gerektiğini, dolayısıyla davada zamanaşımının resen el alınmasını ve eğer süre geçirilmişse davanın zamaaşımı nedeniyle reddini talep ettiklerini, davanın esas bakımından da haksız ve yersiz olduğunu, dava dilekçesinde belirtilen hususların da gerçeği yansıtmadığını, dava konusu yerde herhangi bir arızanın meydana gelmediğini, çünkü söz konusu hattın mevzuata uygun olarak tesis edilip bakımlarının yapıldığını, davacı tarafın da dava konusu yerde herhangi bir arızadan bahsetmediğini, sadece olayla bir bağlantı kurmak amacıyla elektrik tellerini sebep olarak gösterdiğini, bunun da kabul edilebilir bir tarafının olmadığını, dolayısıyla dava konusu olayın kurumlarıyla hiçbir ilgisinin olmadığını ve davacı tarafça talep edilen tazminat miktarlarının da zaten çok fahiş olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile; 2.528,00 TL maddi tazminatın, haksız fiil tarihi olan 17/05/2010 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı Ö… S…A..’a verilmesine, 2.528,00 TL maddi tazminatın, haksız fiil tarihi olan 17/05/2010 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı A…A…’a verilmesine, 51.057,00 TL maddi tazminatın, haksız fiil tarihi olan 17/05/2010 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı D.. A..’a verilmesine, 56.006,00 TL maddi tazminatın, haksız fiil tarihi olan 17/05/2010 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile, müteveffa davacı M.. A.. mirasçılarına, dosya içerisinde yer alan mütevveffa davacı M.. A..’a ait Şanlıurfa 4.Noterliği tarafından tanzim edilmiş olan 21/11/2012 tarihli, …. yevmiye numaralı veraset belgesindeki payları oranında verilmesine, veraset belgesinin iş bu kararın eki sayılmasına, karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, elektrik tellerinden çıktığı iddia olunan yangın neticesinde zarar gören tarladaki mahsule ilişkin tazminat talebine ilişkindir.
Bozova Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/14 D.İş esas sayılı dosyası ile yapılan tespitte ziraat mühendisi bilirkişi yangın neticesinde zarar gören arpaların birim fiyatını 0.3280 TL’den hesaplayarak dava konusu tarlalarda oluşan zararı toplam 86.218,47 TL olarak hesaplamışken, temyiz konusu edilen Bozova Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/149 E. 2013/425 K. sayılı dosyasına sunulan ziraat mühendisi bilirkişi raporunda ise arpaların birim fiyatı 0,38 TL’den hesaplanarak, toplam zarar 112.229,46 TL olarak hesaplanmış, mahkeme tarafından bu hesaplama dikkate alınarak hüküm kurulmuştur.
Dava, TBK 69. maddesine dayanan tazminat isteminden ibarettir. Enerji nakil hatları da maddede belirtilen yapı eseri kapsamında olduğundan enerji nakil hattının sahibi bu tesisin korunmasından, bu bağlamda bakım eksikliğinden doğan zarardan kusursuz olarak sorumludur.
TBK. m.69’de öngörülen sorumluluğun söz konusu olması için, yapı eserinin yapım bozukluğu veya bakım eksikliğinden bir zararın doğması gerekir. Anılan maddedeki sorumluluk kusura dayanmayan kusursuz sorumluluk hallerinden olup, yapı eseri sahibi ancak, davacının kusuru, üçüncü kişinin kusuru ve mücbir sebebin varlığının isbatı halinde sorumluluktan kurtulabilir. Davalının sorumluluğu yönünden kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak; somut olayda, özellikle ziraat mühendisi bilirkişilerin raporu ele alındığında; yandığı iddia olan arpa mahsulünün birim fiyatının ve yapılmayan masraflara ilişkin masraf kalemlerinin gerektiği gibi temellendirilemediği anlaşılmaktadır. Mahkemece; öncelikle İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü’nden ilgili ürüne dair üretim ve maliyet giderleri ile fiyata ilişkin çizelgeler getirtilmeli, daha sonra hem değişik iş dosyasındaki hem de mevcut dosyadaki ziraat mühendisi bilirkişilerin raporlarındaki çelişkiyi giderecek şekilde, alınan üretim ve maliyet giderleri ile fiyata ilişkin çizelgedeki rakamlarda göz önünde tutularak, önceki bilirkişilerden farklı bir ziraat mühendisi bilirkişiden rapor alınmalı, sonucuna göre karar verilmelidir.
Tüm bu hususlar gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması uygun görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.