YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/10329
KARAR NO : 2015/13610
KARAR TARİHİ : 17.09.2015
Tebliğname No : 12 – 2014/336274
Mahkemesi : Harran Asliye Ceza Mahkemesi
Karar tarihi : 10/10/2013
Numarası : 2013/125 – 2013/542
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, katılan vekili ile mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
08/10/2013 tarih ve 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 7. maddesine göre, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin tescil kararlarının, 7201 sayılı Tebligat Kanunu uyarınca maliklere tebliğ edileceği; sit alanlarının, tabiat varlıklarının ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin tescil kararlarının da Resmî Gazete’de yayımlanmakla birlikte, Bakanlığın internet sayfasında bir ay süreyle duyurulacağı;
Belirtilen değişiklik öncesinde yapılan tescil işlemleri bakımından ise, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin olarak, taşınmaza ait tapu kaydının beyanlar hanesinde tescil şerhi bulunup bulunmadığına; sit alanları, tabiat varlıkları ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin olarak, tescil kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilip edilmediğine bakılması gerektiği;
Bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde; sanığın, Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu Başkanlığı’nın 10/03/1979 tarih ve A – 1605 sayılı kararı ile tescilli 1. derece arkeolojik sit alanı içerisinde bulunan Maliye Hazinesi’ne ait taşınmaz üzerine izin almaksızın betonarme ev inşa ettiği, dosya kapsamında mevcut 13/09/1983 tarihli ilan tutanağına göre, sit tescilinin bir hafta süreyle hoparlör ile duyurulduğu ve askı yolu ile ilan edildiği, kaldı ki inşai müdahalenin hazineye ait taşınmaz üzerinde ve dolayısıyla hukuka aykırı zeminde gerçekleştirilmiş olduğu, bu nedenle, sanığın üzerine atılı suçun tüm unsurlarıyla oluştuğu, 2863 sayılı Kanunun 6498 sayılı Kanun ile değişik 65/1-2. cümlesinde öngörülen ceza miktarında sanık lehine değişiklik olmadığı gibi, suç tarihi itibariyle Harran Belediyesi bünyesinde faaliyette olan koruma uygulama ve denetim bürosu bulunmadığı anlaşılmakla;
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin, sanığa verilen cezanın yeterli olmadığına; mahalli Cumhuriyet savcısının, lehe kanun değerlendirmesi yapılmaksızın karar verildiğine ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanık hakkında tayin edilen gün para cezasının miktarı belirlenirken uygulanan kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 232/6 maddesine muhalefet edilmesi,
2- 5237 sayılı TCK’nın 51. maddesi uyarınca yalnızca hapis cezasının ertelenmesi mümkün olmasına, adli para cezasının ertelenmesi olanaklı bulunmamasına rağmen, ertelemenin sadece hapis cezasını içerdiğini belirten bir ifade kullanılmaksızın, her iki cezayı kapsar biçimde sanık hakkında tayin olunan cezanın ertelenmesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususlarda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinin başına, “5237 sayılı TCK’nın 52/2 maddesi uyarınca” ibaresinin eklenmesi, (7) – (a) bendinde yer alan “sanığa verilen cezanın” ibaresinin, “sanığa verilen hapis cezasının” şeklinde düzeltilmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.