Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2015/8553 E. 2015/15344 K. 28.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8553
KARAR NO : 2015/15344
KARAR TARİHİ : 28.09.2015

MAHKEMESİ : Dargeçit Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 20/05/2014
NUMARASI : 2014/3-2014/230

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, davalı D.. B.. vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde yöntem itibariyle bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1-Dosyada bulunan kanıt ve belgelere göre; dava konusu taşınmaz ile kıyas emsal alınan taşınmazın Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Taktir Komisyonunca resen belirlenen emlak vergisine esas olan m2 rayiç değerlerinin eşdeğer olduğu gözetildiğinde, raporu hükme esas bilirkişi kurulunca dava konusu taşınmazın emsal kabul edilen taşınmazdan 2 kat değerli olduğunu kabul eden ve kıyas emsalin satış değerinin güncel piyasa değerinden düşük olmasını tapu,vergi ve noter harçlarına bağlayan ancak emsaller arasında kıyas emsalin ,dava konusu taşnmaza en yakın özellikte olduğunu vurguladıktan sonra ,dava konusu taşınmazın beldenin gelişmeye en müsait yerinde bulunması ve coğrafi konumu nedeni ile daha değerli olduğunu belirterek soyut ifadeler kullanan ve somut gerekçelere de dayandırılmayan bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli değildir.

Bu durumda; taraflara dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, emsal alınacak taşınmazın satış tarihi itibariyle imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, hükümet konağı, adliye ve belediye binası gibi ilçenin merkezi yerlerine uzaklığı, emsallere olan mesafesini de gösterir işaretlenmiş krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu ile mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Davalı D.. B.. vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 28/09/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.