YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/16844
KARAR NO : 2015/19667
KARAR TARİHİ : 07.12.2015
MAHKEMESİ : UŞAK 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/02/2014
NUMARASI : 2011/228-2014/98
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, dava dilekçesi ile; davacının 10/03/1978 tarihli satış sözleşmeleri ile tapuya kayıtlı iki arsayı satın aldığını, taşınmazların davacı adına devredilmediğini, hukuken devredilmesinin de imkansız hale geldiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 10.000.00.TL rayiç bedelin yasal faizi ile birlikte müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı S.. A.. vekili, cevap dilekçesi ile; davanın zamanaşımına uğradığını, esastan da reddi gerektiğini belirtmiştir. Davalı S.. T.., cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece; sözleşmeleri davalı Seyfi’nin imzalamadığı, bedelin ödendiğinin de belirtilmediği; sözleşmelerin hangi taşınmazları kapsadığının belirlenemediği, zilyedliğin devredilmediği, alacağın zamanaşımına uğradığı gerekçeleri ile, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Mahkemece hem davanın zamanaşımına uğradığı belirtilmiş, uyuşmazlığın esasına ilişkin de inceleme yapılmış, anılan nedenler ile davanın reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Diğer bir deyiş ile, mahkemece davanın hem usulden hem esastan reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bir davada usul yönünden red sebepleri var ise, davanın usulden reddine karar verilmekle yetinilmesi gerekir. Davanın usulden reddi, işin esasının incelenmesine engel teşkil eder. Davanın hem usulden, hem de esastan reddine karar verilmesi mümkün değildir. Buna rağmen, mahkemece davanın hem zamanaşımı nedeniyle, hem de esastan reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
Bozma nedenine göre, davacının temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 07.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.