YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4518
KARAR NO : 2015/16221
KARAR TARİHİ : 20.10.2015
MAHKEMESİ : İSTANBUL(KAPATILAN) 49. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/10/2013
NUMARASI : 2013/42-2013/246
Taraflar arasındaki ortaklığın feshi-alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle; daha önceden belirlenen, 20.10.2015 tarihli duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Av. G.. E.. geldi. Karşı taraf davalılar vekili Av. G. G. geldi. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00’e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı gerçek kişilerin birlikte şirket kurmak için anlaştıklarını, şirketin %30 hissesinin müvekkiline, %70 hissesinin davalı Fatih’e ait olacağının kararlaştırıldığını, ana sermayenin 50.000,00 TL olarak belirlendiğini, müvekkilinin payına düşen 15.000,00 TL’yi (11.06.2012 tarihinde 5.000,00 TL, 10.07.2012 tarihinde 5.000,00 TL, 30.07.2012 tarihinde 5.000,00 TL olmak üzere) ödediğini, ayrıca diş hekimi olarak emeğini de ortaya koyduğunu ancak davalı şirketin, resmi olarak davalı Fatih ve davalı Saniye adına kurulduğunu, müvekkilinin tüm taleplerine rağmen hisse devrinin gerçekleştirilmediğini belirterek; ortaklığın feshi ile tasfiyesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere tutarı belirsiz olan alacağının şimdilik 20.000,00 TL’sinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının şirket ortağı olmadığını, yalnızca 18.09.2012-19.01.2013 tarihleri arasında davalı şirkette sigortalı diş hekimi olarak çalıştığını, işe geç gelmesi ve diğer çalışanlarla kavga etmesi sebebiyle iş akdinin sona erdirildiğini, 15.000,00 TL’yi davacının ağabeyinin, müvekkili Fatih’in şahsi hesabına borç olarak gönderdiğini, davacı ve ağabeyine, 15.000,00 TL’nin kendilerine ödeneceğinin bildirildiğini ancak davacının eldeki davayı açtığını, davacının iddialarını yazılı delille ispatlaması gerektiğini, tanık dinlenmesine muvafakatlarının olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece; davalı Fatih’e, üç ayrı dekontla toplam 15.000,00 TL ödediği, ödemeyi davacının ağabeyinin yaptığı, ödemenin davacı adına yapıldığı ancak paranın limited şirket ve ortaklarını bağlayacak şekilde limited şirket adına gönderilmediği, dekontlara eklenen açıklamanın münhasıran adi ortaklık sözleşmesinin varlığını göstermeye yeterli olmadığı, davacı tarafa, davalılara yemin teklif etme hakkı olduğunun hatırlatıldığı, davacının, yemin teklif ettiği, davalıların, taraflar arasında limited şirket kurulması konusunda bir anlaşmaya varılmadığı konusunda yemin ettikleri, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmiştir.
Dava; adi ortaklığın feshi istemine ilişkindir.
Temyize konu uyuşmazlık; taraflar arasında adi ortaklık ilişkisinin kurulup kurulmadığı noktasında toplanmaktadır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacının, davalı gerçek kişilerle arasında adi ortaklık ilişkisi kurulduğunu iddia ettiği, iddiasını ispatlamak için dosyaya ödeme dekontları sunduğu, 11.06.2012 tarihli dekontun açıklama bölümünde “İnt. kurulacak olan polikliniğin % 30 hissesine istinaden yapılan ödeme” ibaresinin bulunduğu, 10.07.2012 ve 30.07.2012 tarihli dekotlarda “……….. Diş ve Ağız Sağ. Hiz. San. ve Tic. Ltd. Şti’nin %30 hissesi için” ibaresinin yer aldığı ancak ödemeleri davacının yapmadığı, paranın davacı adına gönderildiğine dair dekontta her hangi bir ibarenin yer almadığı, davacının, davalı gerçek kişilere yemin teklif etmesi üzerine davalı gerçek kişilerin paranın adi ortaklık ilişkisi için gönderilmediği hususunda yemin ettikleri, dolayısıyla davacının iddiasını ispatlayamadığı, bu nedenle mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik olmadığı anlaşılmıştır.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA,Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalılar için duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre takdir edilen 1.100 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine, 2.50 TL bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 20.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.