Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/14727 E. 2015/29015 K. 28.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/14727
KARAR NO : 2015/29015
KARAR TARİHİ : 28.09.2015

MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : Dolandırıcılık, iftira

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-d bendinde belirtilen, Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Söz konusu kurum ya da kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kullanılmasının, ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir.
Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma, bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi, basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.
Sanığın 19.01.2010 tarihinde kendi fotoğrafı yapıştırdığı akrabası M.. K.. adına olan …. ve ….. tarafından verilen ticari taşıt kullanma belgesiyle …… çalışan C.. K..’dan araç kiraladığı, aracın şikâyetçiye iade edilmeyip 21.01.2010 tarihinde hırsızlıkta kullanıldığı, işlenen hırsızlık suçları sırasında M.. K.. hakkında Ankara 24. Asliye Ceza ve Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemelerinde açılan kamu davalarında başkası tarafından kimliğinin kullanıldığının anlaşılması nedeniyle M.. K..’ın beraatine karar verildiği, sanığın ayrıca mağdur ….t adına kayıtlı tahrif edilmiş kendi fotoğrafı yapışık ticari araç kullanma belgesini ibraz ederek 11.01.2009 ve 12.05.2009 tarihlerinde trafik cezalarının yazılmasına neden olduğunun iddia ve kabul edildiği olayda;
Sanığın eylemlerini üzerinde tahrifat yaptığı kamu kurumu niteliğindeki ……. Odası tarafından verilen ticari taşıt kullanma belgesiyle gerçekleştirdiğinin kabul edilmesi karşısında; sanığın belirtilen eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 158/1-d maddesindeki suçu oluşturup oluşturmayacağı hususunda delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi yerine, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu sebepten dolayı yerinde görülerek, sair yönleri incelenmeksizin hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMK’nın 326/son maddesi gereğince sanığın ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 28/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.