Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/6414 E. 2015/9519 K. 26.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/6414
KARAR NO : 2015/9519
KARAR TARİHİ : 26.05.2015

MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 7. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/12/2009
NUMARASI : 2008/382-2009/347

Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Dosyanın incelenmesinden, karar tarihinin 10.12.2009 olduğu, bu kararın temyiz edilmesi üzerine ,yargıtay 13.Hukuk Dairesi tarafından, 7.6.2011 tarih 2011/136 Esasa sayılı kararı ve “…. 10.12.2009 tarihli mahkeme ilamı hükümlü(-davalı) Ş.. B..’e 13.12.2010 tarihinde tebliğ edilmiştir. Ş.. B.. 17.12.2010 tarihli harçsız dilekçesi ile mahkeme kararının kendisi ile ilgisi olmadığının, adının Ş.. B.. olduğunu böyle bir borcunun olmadığını beyan etmiştir. Mahkemece, 10.12.2009 tarihli kararda davalı olarak gözüken “Ş.. B..”(B..?) ile kendisine karar tebliğ edilen hükümlü Ş.. B.. ile aynı kişi olup olmadığının tespiti ile; şayet aynı kişi iseler, davalının cezaevinde hükümlü olduğu nazara alınarak bir vasi tayin edilmiş ise kararın vasiye tebliği sağlanarak sonucuna göre işlem yapılmak ve temyiz harcının ikmal edilmek üzere dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar verilmesi gerekmiştir….” gerekçesi ile geri çevirme kararı yapılmış, ancak bu geri çevirme kararı gereği mahkeme tarafından yerine getirilmemiştir.
Bu defa Dairemiz tarafından 6.5.2014 tarih 2014/3378E. sayılı kararı ve “…Mahkemece; 10.12.2009 tarihli kararda davalı olarak gözüken “Ş.. B..”(B..) kendisine karar tebliğ edilen hükümlü Ş.. B.. ile aynı kişi olup olmadığının tespiti ile eğer aynı kişiler ise, davalının cezaevinde hükümlü olduğu nazara alınarak, bir vasi tayin edilmiş ise kararın vasiye tebliği sağlanarak sonucuna göre işlem yapılmakla temyiz harcının ikmal edilmek üzere dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE,..” karar verilmiş, sonrasında gerçek davalıya usulünce gerekçeli kararın tebliğinin yapılıp yapılamadığı tam olarak tespit edilememiştir.
Dosyada mevcut yazışmalardan, davalının 17.3.2010 tarihli ilam ile 4 yıl 2 ay hapis cezasına hüküm giydiği, davalının cezaevi müdürlüğüne 14.12.2010 tarihli, eldeki davaya ilişkin olarak dilekçe verdiğine göre, davalının o tarih itibariyle hükümlü olduğu, 13.4.2012 tarihi itibariyle de şartla salıverildiği, salıverildiği tarihte de, irtibat adresi olarak, bir adres bıraktığı anlaşılmıştır.
./..
Türk Medeni Kanununun 407/1. maddesi gereğince bir sene veya daha fazla hürriyeti bağlayıcı ceza ile hükümlü bulunan kişiye sulh mahkemesince bir vasi tayini zorunlu olup bu halde tebligatın Tebligat Yasasının 16. maddesi hükmü gereğince vasiye yapılması gerekir.
Hükümlülük süresi bir seneden az veya kişi tutuklu bulunuyorsa bildirim işlemi Tebligat Yasasının 19. maddesi uyarınca yapılmalıdır. Bu durumda cezaevi müdürü veya memuru sözkonusu evrakın hükümlü veya tutukluya verilmesini temin etmekle yükümlüdür. Bu bağlamda tebligatın müessese müdürü veya memuru veya görevli infaz koruma memuru gözetiminde doğrudan doğruya muhataba yapılması gerekir.
Öyle ise mahkemece, öncelikle, davalıya ilk tebliğin yapıldığı tarih itibariyle tutuklu mu, yoksa hükümlü mü olduğunun saptanması gerekir. Eğer, ilk tebliğin yapıldığı tarih itibariyle eğer tutuklu ise, vasi tayinine gerek olmaksızın kendisine yapılan tebligat geçerli olacağı için, bu tarihten itibaren temyiz için gerekli sürenin başlayacağı kuşkusuzdur.
Eğer, tebligatın yapıldığı ilk tarih itibariyle davalı hükümlü ise, kendisine yapılan tebligat geçerli olmayacağı için, davalı için temyiz süresi de başlamayacaktır.Temyiz süresi ancak, davalıya atanacak vasiye yapılacak tebligat ile başlayacaktır.
Ancak, bugünkü tarih itibariyle, davalı bihakkın tahliye olmuş ve artık kendisine vasi tayinini gerektirir bir durum söz konusu değil ise, bu durumda tespit edilecek en son adresine tebligat yapılması gerekir.
Eğer davalı, bugünkü tarih itibariyle bihakkın tahliye olmamış ise, kendisine vasi tayini gerekeceği için, o takdirde davalıya vasi tayin ettirilip, tayin edilen vasiye gerekçeli karar tebliğ edilmesi gerekir.
Bu durumda mahkemece, yukarıda izah edilen aşamalara göre, bizzat davalıya, ya da atanacak vasisine gerekçeli kararın usulünce tebliğ edilip, temyiz için gereken sürenin beklenmesinden sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere gönderilmek için dosyanın dosyanın mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 26.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.