Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/5308 E. 2015/12897 K. 02.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5308
KARAR NO : 2015/12897
KARAR TARİHİ : 02.12.2015

MAHKEMESİ : ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/10/2014
NUMARASI : 2014/700-2014/571

Taraflar arasında görülen davada Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/10/2014 tarih ve 2014/700-2014/571 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalı şirketin müvekkili şirkette hizmet akdi ile çalışan üst düzey yönetici ve aynı zamanda şirket ortağı …. ve ….. tarafından isimleri resmiyete intikal ettirilmeden kurulduğunu, davalı şirketin davacı çalışanı ….ve …. istifa ederek kendilerinde çalışmasını sağladığını, adı geçenlerin davacı aleyhine olacak şekilde davacı müşterilerini daha düşük teklifler vererek ayartmaya çalıştıklarını, davalı ile hareket eden müstafi personelin hizmet verdiği müşterilere ait sözleşme asıllarını aldıklarını, sonrasında bir kısmının iade edildiğini, müşteri portföyünden haksız yararlanıldığını, davalı şirket ve çalışanlarının kendilerinin davacı grup şirketlerinden kardeş şirketi olarak tanıtarak haksız çıkar sağladığını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla davalı yanın haksız rekabetinin menine, haksız rekabet neticesi oluşan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, yanıltıcı beyanların doğru olmadığının açıklanmasına, haksız rekabet yanıltıcı beyanlarla yapıldığından bu beyanların düzeltilmesine, davanın kabulü halinde kararın ulusal bir gazetede ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davanın husumetten reddi gerektiğini, müvekkili şirketin adı geçen şahıslarla ilgisi bulunmadığını, müvekkili şirketin haksız rekabetinden söz edilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı ile …. ve …… arasında rekabet yasağı sözleşmesinin mevcut olmadığı, adı geçenlerin davalı şirket adına hareket etmek suretiyle haksız rekabet teşkil eden herhangi bir eyleminin de olmadığı, davalı şirkete yüklenebilecek ispatlanmış haksız rekabet yaratan eylemlerin bulunmadığı, davacının dayandığı olay ve hukuki ilişkilerde davalının iktisadi rekabet hakkını iyi niyet kurallarına aykırı biçimde kullandığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahnkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, iddianın ileri sürülüş biçimi itibariyle davalı şirkete husumet yöneltilmesinde usulsüzlük olmamasına ve davacının iddialarının ispatlanamamış olmasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 02/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.