Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2015/11136 E. 2015/28316 K. 09.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/11136
KARAR NO : 2015/28316
KARAR TARİHİ : 09.09.2015

MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 02/04/2015
NUMARASI : 2015/79 (E) ve 2015/259 (K)
SANIK : A.. E..
SUÇ : Dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; katılan M.. G..’ın ev telefonun arandığı, arayan kişinin kendisini polis olarak tanıttığı, kimliğinin terör örgütünün eline geçmiş olup kendisinin banka hesabından örgüte para aktarıldığını, bu nedenlerle telefonun dinlendiğini, gizli operasyon yaptıklarını belirtip yardımcı olmasını istediği, bankalarda hesabının olup olmadığını sorduğu, katılanın bankalardaki para miktarını yaklaşık olarak söylediği, arayan kişinin telefonu kapatmadan ….. Polis Merkezi’ne gelmesini isteği, cep telefon numarasını öğrenip ve evden çıkarken cep telefonunu aradığı, katılanın cep telefonunu hiç kapatmadığı, arabasına binip bankaya doğru yola çıktığı, arayan kişinin yolda bankadan en az 100.000 TL çekmesini istediği, çekilen para kadar miktardaki parayı evde eşine vereceklerini söylediği ve eşi katılan M.. G.. ile telefonda görüştürdükleri, eşinin kendisine 100.000 TL’nin verildiğini belirttiği, katılan …. nın eşi …..’in arayan kişilerin bu yönde beyanında bulunmasını istedikleri için eşine o şekilde söylediği, katılan …..’nın bankaya girip görevliye para çekeceğin söylediği, banka görevlisinin durumu anlayıp katılana para vermeyerek bir süre beklemeseni istediği, bunun üzerine katılanın bankadan çıkıp telefonda kişiye durumu anlattığı, onun para çekilmesi konusu üzerindeki ısrarı üzerine yeniden bankaya girdiği, görevlinin parayı ne için çekeceğini sorması üzerine katılanın telefonunu göstererek görüşme yaptığını görevliye ima ettiği, banka görevlisinin telefonu katılandan alarak uzak bir yere koyup katılana dolandırılmak üzere olduğunu anlattığı ve polise haber verildiği gelen polislerle birlikte arayan kişinin yönlendirdiği yere gittiği, orada beklemeye başladığı sanığın katılanın yanına gelip paket diyerek paraları isteği, katılan Mustafa’nın önceden hazırlanmış poşeti sanığa verdiği ve orada bulunan polislerin gelip sanığı yakaladıkları, sanığın bu şekilde dolandırıcılık suçuna teşebbüs ettiğine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 09/09/2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.