Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2015/11488 E. 2015/28842 K. 17.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/11488
KARAR NO : 2015/28842
KARAR TARİHİ : 17.09.2015

Tebliğname No : 15 – 2013/388755

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ : Polatlı Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 26/09/2013
NUMARASI : 2009/975 (E) ve 2013/517 (K)
SANIK : M.. İ..
SUÇ : Dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, N.. S..’ya ait sürücü belgesine kendi resmini yapıştırıp kullanarak katılanın temsilcisi olduğu Polatlı’daki un fabrikasından aldığı 16 000 kg unu kullandığı 35 CMC 97 plakalı kamyona yüklediği ve İzmir’deki alıcısına götürmeyip mal edindiğinin kabul edildiği olayda; eylemin Trafik Tescil Şube Müdürlüğü’nün maddi varlığı olan sürücü belgesinin sahte olarak düzenlenip kullanılması suretiyle işlendiğinin iddia ve kabul olunması dikkate alınarak, 5237 sayılı TCK’nın 158/1-d maddesinde düzenlenen kamu kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdir ve değerlendirmesinin üst dereceli Ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı kanunun 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 17.09.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.