Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/14611 E. 2015/29091 K. 29.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/14611
KARAR NO : 2015/29091
KARAR TARİHİ : 29.09.2015

MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : Dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık Gürkan Akkuş’un 18.10.2009 tarihinde asker arkadaşı tanık A.. Z..’i aradığı, tanığa elinde amcasının atölyesinden kalma kot pantolon olduğunu satmak istediğini sözlediği, konuşma sırasında katılanında tanıkla aynı ortamda bulunması sebebiyle durumdan haberdar olduğu, katılanın, sanığın telefonunu tanıktan alarak sanıkla görüştüğü, kot pantalon satımı konusunda anlaştıkları, sanığın anlaşma üzerine katılanı Denizli’ye çağırdığı, katılan ile Denizli oto garında buluştukları, sanığın katılandan 5000 TL aldıktan sonra kot pantalonları getirmek üzere katılanın yanından ayrıldıktan sonra tekrar geriye dönmediği, böylece sanığın katılana karşı dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, katılan beyanı, tanık beyanı, sanık savunması, iletişimin tespiti kayıtları ve tüm dosya kapsamına göre atılı dolandırıcılık suçunun sanık tarafından işlendiğine yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
2-5237 sayılı TCK’nın 53/4. maddesi gereğince, kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı aynı Kanunun 53/1 maddesi maddesinde gösterilen hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
3-Sanık hakkında belirlenen temel gün adli para cezasının, para cezasına çevrilmesi sırasında uygulanan kanun maddesi olan TCK’nın 52/2. maddesinin gösterilmeyerek 5271 sayılı CMK’nın 232/6. maddesine aykırılık oluşturulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılıkların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından, adli para cezasının uygulanmasına ilişkin olarak sırasıyla “100 gün”, ”2000 TL ” terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün”, ”100,00 TL ” ibarelerinin eklenmesi, yine hükmün birinci bendinde yer alan ”1 yıl hapis ve” ibaresinden sonra gelecek şekilde “TCK’nın 52/2. maddesi gereğince” denilmesi ve hüküm fıkrasından “”TCK 53.madde gereğince sanık hakkında güvenlik tedbirlerine hükmedilmesine” ilişkin kısmın çıkartılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 29/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.