Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/14295 E. 2015/28829 K. 17.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/14295
KARAR NO : 2015/28829
KARAR TARİHİ : 17.09.2015

MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : Dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Oto kiralama işi ile uğraşan sanığın, oto tamircisi olan katılana, 118 tane aracının olduğunu bundan sonra hasarlı araçları kendisine getireceğini söyleyerek suça konu hasarlı aracını tamir etmesini istediği söz konusu aracın 8.500 TL’ ye tamiri hususunda aralarında anlaştıkları, katılanın tamir sonrasında aracın hazır olduğunu bildirdiği ancak sanığın, iki adet lastikle gelerek bunları da araca takmasını, son kez aracı test etmesini sonrasında gelip aracını alacağını söyleyerek ayrıldığı, katılanın olay tarihinde aracı son kez test etmek üzere gezerken kısa süreliğine aracı park edip ayrıldığı sırada sanığın yanındaki yedek anahtar ile aracı çalıştırıp bulunduğu yerden götürdüğü böylece atılı suçu işlediğinin iddia edildiği olayda;
Sanığın söz konusu aracın sahibi olduğu ve savunmalarında katılana aracın tamiri için ödemede bulunduğunu beyan ettiği yine oto kiralama iş yeri olan sanığın, çok sayıda aracını getirip tamir ettireceğini söylemiş olmasının basit yalan sınırlarını aşan hileli davranış olarak değerlendirilemeyeceği, taraflar arasında varılan anlaşma doğrultusunda yapılan işin karşılığının ödenmediği bu nedenlerle eylemin taraflar arasında hukuki ilişki sınırları içerisinde kaldığı, dolandırıcılık suçunun yasal unsurları oluşmadığı gerekçeleriyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 17.09.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.