Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/14771 E. 2015/29192 K. 30.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/14771
KARAR NO : 2015/29192
KARAR TARİHİ : 30.09.2015

MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : Dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında kasten yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yapılan itirazın Erzincan Ağır Ceza Mahkemsi’nin 2013/158 d.iş sayılı kararıyla reddine karar verildiği anlaşılmakla, dolandırıcılık suçu ile sınırlı olarak yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın katılanın yeğeni olduğu ve katılanın eşinin vefat etmesi üzerine, katılana eş bulmayı vaad ederek bu iş için bir kadınla konuştuğunu, kendisi aracılığıyla ona iki adet altın burma bilezik ile bir adet altın yüzük gönderirse bu işin olacağını söylediği, katılanın sanığa güvenerek 1.595 TL’ye satın aldığı altınları sanığa verdiği, bu suretle sanığın dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; sanık ifadesi, katılan ve tanık beyanları, tutanaklar ile tüm dosya kapsamına göre, sanığın mahkumiyetine yönelik kabulde isabetsizlik görülmemiş, sanığın bozma ilamı sonrası alınan ifadesinde, zararı giderecek maddi durumu olmadığını beyan etmesi nedeniyle, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
5237 sayılı TCK’nın 157/1. maddesi gereğince dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine karar verilen sanık hakkında hapis cezası dışında ayrıca adli para cezasına da hükmedilmesi gerektiği gözetilmeksizin, eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından, gerekçeli kararda suç tarihinin 10/03/2007 tarihi yerine 10/07/2007 olarak yazılması hususu mahallinde düzeltilebileceğinden ve 5237 sayılı TCK’nın 53/4. maddesi gereğince, kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı aynı Kanunun 53/1 maddesi maddesinde gösterilen hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi, infaz aşamasında değerlendirilebileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 30/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.