Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2015/12179 E. 2015/28386 K. 09.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/12179
KARAR NO : 2015/28386
KARAR TARİHİ : 09.09.2015

MAHKEMESİ : Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ : Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
5237 sayılı TCK’nın 158/1-j bendinde, dolandırıcılık suçunun, Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla, işlenmesi, nitelikli hal olarak kabul edilmiştir. Bu suçun oluşabilmesi için, kredi elde eden kişinin banka veya diğer kredi kurumu görevlilerini hile ile aldatmış olması gerekir. Krediyi alan kişinin aldatıcı herhangi bir eylemi olmaksızın, sırf banka elemanlarının kendi görevlerini layıkıyla yerine getirmemeleri yüzünden bir kredi açılmışsa, dolandırıcılıktan bahsedilemez,şartları varsa bankacılık suçundan bahsedilebilir. Bu suçun mağdurları banka ve diğer kredi kurumlarıdır.5411 sayılı “Bankacılık Kanununun 3. maddesinde banka, 48. maddesinde ise kredinin tanımı yapılmıştır. Tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlama suçun konusudur. Kredinin tahsis edilmesinin gerekli olup olmadığı,kredi verecek kuruluşun mevzuatında öngörülen düzenlemeler çerçevesinde belirlenir. Fiil, sahte kıymet takdiri raporları veya gerçeğe aykırı belgeler, bilançolar düzenleyerek hileli davranışıyla bunları aldatmaktadır. Kredi kurumu banka olmamasına karşın faiz karşılığında olsun veya olmasın, kanunen borç vermeye yetkili kılınan kurumlar anlaşılır. Bu itibarla böyle bir yetkiye sahip olmayan bir kişi veya kuruluşa karşı bu fiilin işlenmesi hâlinde koşulları varsa,basit dolandırıcılık suçu söz konusu olacaktır.
Sanık E.. D..’nin, ….. plakalı araç ile ilgili ….. Noterliği’nce düzenlenmiş olarak görülen 13.11.2006 tarih ve yevmiye nolu araç satış sözleşmesini, kendi ve temyiz dışı sanık ….. adına olan vergi levhasını, işletme hesap özeti ve taşıt rehin tescil belgelerini sahte olarak tanzim ettirdiği, akabinde temyiz dışı sanık …… ile birlikte …….. Şubesine giderek söz konusu sahte belgeleri ibraz edip sanık …..’in kefil olarak imza attığı taşıt kredi sözleşmesini yaparak 15000 TL kredi aldığı, daha sonra sanık E.. D.. ve temyiz dışı sanık Taner Dönmez’in, …. plaka sayılı araç ile ilgili ….Noterliğince düzenlenmiş olarak görülen 04.12.2006 tarih ve 16085 yevmiye nolu araç satış sözleşmesini, …. ve E.. D.. adına olan vergi levhasını, …. adına olan nüfus cüzdanını ve taşıt rehin tescil belgesini sahte olarak tanzim ettikleri, bilahare yanlarına ….’yi de alarak …… Şubesine gittikleri, burada ……’nin söz konusu sahte belgeleri adı geçen bankaya ibraz edip sanıklar …. ve ……’in kefil olarak imza attıkları taşıt kredi sözleşmesini yaparak 21.800 TL kredi aldığı, bu şekilde sanık E.. D..’nin üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık savunması, katılan ile tanık ifadesi, bilirkişi raporları, banka yazıları ve tüm dosya kapsamına göre suçların sanık tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ve müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 08.10.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.