Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2015/2351 E. 2015/28859 K. 17.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/2351
KARAR NO : 2015/28859
KARAR TARİHİ : 17.09.2015

MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : Kamu malına zarar verme

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
….. Belediyesine ait araçlar ile Bağıllı Köyüne ait minibüslerin aynı güzergahtaki yolcuları almak istemeleri nedeniyle aralarında anlaşmazlık bulunduğu, belediye adına çalışan katılan H.. K..’un suç tarihinde söz konusu hattan yolcu alması üzerine aynı yerde araç işleten sanığın katılanın yanına giderek aracın camını açmasını istediği, ancak katılanın camı açmadığı, bu duruma sinirlenen sanığın da “neden yolcu alıyorsun“ diyerek katılanın kullandığı belediyeye ait aracın camına ve kapısına tekme ve yumruk ile vurduğu, akabinde katılanın olay yerinden ayrıldığı, sanığın eylemi nedeniyle suça konu araçta zarar meydana gelmediği, bu şekilde sanığın üzerine atılı kamu malına zarar vermeye teşebbüs suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda,
Sanığın aşamalarda değişmeyen ifadesinde, sadece katılanın kullandığı aracın camını açması için cama hafifçe vurduğunu belirterek atılı suçlamayı kabul etmemesi, sanığın suça konu araca zarar vermesini önleyecek ciddi bir engelin bulunmamasına rağmen zarar verici nitelikte devam eden bir hareketinin olmaması, bu kapsamda söz konusu araçta herhangi bir zararın meydana gelmediğinin anlaşılması karşısında, atılı suçun unsurları itibariyle oluşmadığı dikkate alınarak sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.09.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.