YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/1383
KARAR NO : 2015/13879
KARAR TARİHİ : 28.09.2015
Tebliğname No : 12 – 2014/214335
Mahkemesi : Gaziantep 2. Ağır Ceza Mahkemesi
Tarihi : 27/02/2014
Numarası : 2013/444-2014/104
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekili ve davacı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Tazminat talebinin dayanağı olan Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.03.2013 tarih, 2011/136 Esas – 2013/52 sayılı kararının incelenmesinde ve Dairemizce temyiz incelemesi sırasında Uyap sistemi üzerinden yapılan incelemede; davacı (sanık) hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçlarından dava açıldığı, aynı Mahkemenin 28.09.2010 tarih, 2008/121 Esas – 2010/310 sayılı kararı ile uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan görevsizlik kararı verilmek üzere tefrik, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan ise beraat kararı verildiği, tefrik edilen uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 12.11.2010 tarih, 2010/273 Esas – 2010/389 sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verildiği, ancak Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin de karşı görevsizlik kararı vermesi üzerine Yargıtay 5. Ceza Dairesince Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılması üzerine Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.03.2013 tarih, 2011/136 Esas – 2013/52 sayılı ilamı ile davacı (sanık) hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan beraat kararı verildiği ve beraat kararının 05.04.2013 tarihinde temyiz edilmeden kesinleştiği, 28.09.2010 tarihinde suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan verilen 2008/121 Esas – 2010/310 sayılı beraat kararının ise Cumhuriyet Savcısı tarafından davacı (sanık) yönünden aleyhe temyiz edilmesi üzerine, anılan beraat kararının Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 17.06.2014 tarih, 2012/3110 Esas – 2014/7308 Karar sayılı ilamı ile mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında, tazminat talep etme hakkının bulunup bulunmadığının araştırılması bakımından anılan dosyaların celp edilerek davacı ile ilgili sorgu zaptı, tutuklama ve tahliyeye ilişkin müzekkereler ve belgelerin incelenip, asıllarının ya da onaylı suretlerinin de dosya içerisine alınarak, davacının hangi suç ya da suçlardan tutuklandığının belirlenmesi ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan da tutuklama kararı verildiğinin tespit edilmesi halinde bu suçtan açılan kamu davasının neticesinin de araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmesi,
2- Dairemizce yapılan temyiz incelemeleri sırasında aynı konu ve haksız tutuklama nedenine dayalı olarak birden fazla davanın açıldığının tespit edildiğinin anlaşılması karşısında; hazine zararına yol açan mükerrer davalara ilişkin ödemelerin önlenmesinin temini ve kamu kaynaklarının etkili, verimli ve hukuka uygun kullanılması bakımından, aynı konu ve haksız tutuklama nedenine dayalı açılmış dava olup olmadığının ilgili birimlerden sorulup, Ulusal Yargı Ağı Sistemi (UYAP) üzerinden de araştırılarak tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
1- Davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca belirlenen net asgari ücret miktarları üzerinden hesaplama yapıldığında bulunan 4.198 TL’nin maddi tazminat olarak ödenmesine karar verilmesi gerekirken, bilirkişi raporunda net asgari ücret miktarlarının daha düşük tespit edilmesi sonucu yapılan hesaplamanın hükme esas alınması suretiyle maddi tazminatın 3.747,71 TL olarak eksik tayini
2- Manevi tazminat miktarı belirlenirken objektif bir kriter olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre, tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nasafet kurallarına uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, davacı lehine bu ölçütlere uymayacak miktarda az manevi tazminata hükmolunması,
3- Davanın kısmen kabul edilmesi karşısında kendisini vekaletnameli vekil ile temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, dilekçe yazım ücretine hükmolunması,
Kanuna aykırı olup, davalı vekili ve davacı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 28.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.