YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/14605
KARAR NO : 2015/28977
KARAR TARİHİ : 28.09.2015
MAHKEMESİ :1. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 26/05/2011
NUMARASI : 2010/711 (E) ve 2011/975 (K)
SANIK : İ.. G..
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Gerekçeli karar başlığına 27/08/2009 olarak yazılan suç tarihinin, 14/08/2009 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi hâlinde, nitelikli hali oluşmaktadır.
Katılanın ….. Şubesi’ne ait 25/10/2009 keşide tarihli, 4500 TL miktarlı ve ……. Şubesi’ne ait 17/10/2009 keşide tarihli 2650 TL miktarlı iki adet çeklerin sağlam olup olmadığını kontrol etmesi ve daha sonra çekleri kendisine iade etmesi için sanığa verdiği, ancak sanığın, çekleri müştekiye iade etmeyerek kendi menfaatine kullanmak suretiyle üzerine atılı güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, çek bedellerinin İzmir 2.İcra Müdürlüğü’nün 2009/24807 ve 2009/24806 sayılı icra takipleri ile tahsil edildiğinin anlaşılması, katılanın çeklerin arkasını imzalamadığına, takip alacaklılarının sanıkla birlikte hareket ettikleri ve kötüniyetli olduklarına ilişkin beyanı karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından; katılanın suça konu çekleri sanığa verdiğini iddia ettiği 14/08/2009 tarihinden sonra çeklerin lehine ciro edildiği cirantalar …. ve takip alacaklısı ……..’un tanık sıfatıyla ifadesine başvurularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.