YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/1855
KARAR NO : 2015/28224
KARAR TARİHİ : 08.09.2015
MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu malına zarar verme
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanığın olay tarihinde K.. K..’nda tutuklu bulunduğu, psikolojik sorunlarının olması sebebiyle psikiyatri servisine alındığı, psikiyatri servisine girişi esnasında sinirlenerek servisin kapısını yumruklayıp camlarını kırdığı ve bu şekilde üzerine atılı suçu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanığın, olay günü psikiyatri tedavisi gördüğünü savunması ve başka suçtan tutuklu bulunduğu cezaevi yönetimince psikolojik bozukluk ve uyum bozukluğu tanısı ile hastaneye sevk edildiğine ilişkin sevk yazı fotokopisini ibraz etmesi karşısında; sanığın suç tarihinde işlediği fiilin anlam ve sonuçlarını algılayabilir durumda olup olmadığı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalmış olup olmadığı konusunda 5271 sayılı CMK’nın 74 ve TCK’nın 32.maddeleri kapsamında Adli Tıp Kurumundan veya Ruh Sağlığı Hastalıkları Hastanesi’nden rapor alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de,
6352 sayılı Kanun’un 100. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 324. maddesinin 4. fıkrasına eklenen “Devlete ait yargılama giderlerinin 21.07.1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutarlardan (20,00 TL dahil) az olması halinde, bu giderin Devlet Hazinesine yüklenmesine karar verilir” şeklindeki hüküm dikkate alınmadan 9.10 TL yargılama giderinin sanıktan tahsiline karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.