Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/14017 E. 2015/28906 K. 17.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/14017
KARAR NO : 2015/28906
KARAR TARİHİ : 17.09.2015

MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : Dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Suç tarihi öncesinde ….. tescilli ….. plakalı aracın satışı (vekaletnamenin tevkili) hususunda ondan 15.02.2008 tarihine kadar geçerli vekaletname (Erciş 1. Noterliği- 25.12.2007 tarihli) almış bulunan katılanın, sözkonusu fiilen elinde bulunan aracı satışa arzetmesi nedeniyle temas kurduğu, hükmü temyiz etmemiş görünen sanık ….. ve hükmü temyiz eden sanık …. ile 2.000 TL’si peşin, kalan 4.000 TL’si vadeli şekilde karşılıklı anlaşıp 16.12.2007 tarihli adi-yazılı “satış sözleşmesini” (içeriğinde bono kelimesinin geçtiği) imzalamalarını müteakip Konya’da bir araya geldiklerinde sanık Abdullah’ın kalan miktarı ödeyeceğini söyleyip, şikayetçiyi buna inandırıp, Konya ….. düzenlenen 31.12.2007 tarih ve 25600 yevmiye no’lu vekaletnamesine dayanarak, kalan miktarı ödemeksizin aynı gün aynı noterlikte aracı eşi sanık ……’ye (25668 yevmiye no’lu işlemle) satması eylemlerinin “dolandırıcılık” suçunu oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
Şikayetçi …..’ın 09.10.2008 tarihli beyanında bono aldığını bildirmesi, 16.12.2007 tarihli adi satış sözleşmesinde ödeme günü 05.01.2008 tarihi olan bir bonodan bahsedilmesi ve bononun varlığı hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmaması karşısında; taraflar arasındaki ilişkinin hukuki nitelikte bulunduğu, atılı suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı gözetilerek, sanıklar hakkında beraat kararları verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle mahkumiyetlerine hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ………’un temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma kararının hakkında mahkumiyet hükmünü temyiz etmemiş bulunan sanık ……’a teşmiline, 17/09/2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.