YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2945
KARAR NO : 2015/3285
KARAR TARİHİ : 02.04.2015
MAHKEMESİ : Gölbaşı(Ankara) Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 18/12/2014
NUMARASI : 2014/299-2014/771
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kiracılık sıfatının tespiti davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava kiracılık sıfatının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davaya idari yargıda bakılması gerektiğinden bahisle usül yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; taşınmazın davalı tarafından davacıya kiraya verildiğini, kira sözleşmesinin TBK na tabi olmasına rağmen davalı tarafından alınan karar doğrultusunda taşınmazın tahliyesinin istendiğini, yapılan işlemin hukuka aykırı olduğunu, kira ilişkisinin bu şekilde sonlandırılamayacağını belirterek çekişmenin önlenmesi ve kiracılık sıfatının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece 2886 sayılı yasaya göre kiraya verilen taşınmazda kiracılık sıfatının tespitine yönelik taleplerin idare mahkemelerinin görevi dahilinde olduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir
Hukuk mahkemeleri ile idare mahkemeleri arasındaki ilişki bir yargı yolu ilişkisidir. Bir davanın tabi olduğu yargı yolunda görülüyor olması, dava şartı olup mahkemece davanın her aşamasında resen nazara alınmalıdır. Kural olarak özel hukuk sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar adli yargıda, idari sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklar ise idari yargıda görülmelidir. Genel anlamda kira sözleşmesi idarenin imtiyaz alanına girmeyen ve kamu gücünün hakim olduğu tek yönlü işlem vasfı bulunmayan, özel hukuk sözleşmesi niteliğindedir. Uyuşmazlığın bu niteliğine göre ortada idari yargıda görülmesi gereken idari bir işlem veya hizmet söz konusu değildir. Bu durumda davanın idari yargıda değil adli yargıda görülmesi gerekmektedir. Mahkemece işin esası incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 02.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.