Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2014/7823 E. 2015/3391 K. 06.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7823
KARAR NO : 2015/3391
KARAR TARİHİ : 06.04.2015

MAHKEMESİ : Çorlu Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 27/03/2014
NUMARASI : 2013/1252-2014/499

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, hor kullanma bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davacının yaptırdığı tespit sonucu bilirkişice verilen raporu TBK’nun 335. maddesi uyarınca davalı kiracıya tebliğ ettirmediği, bu nedenle maddede yazılı ihbar yükümlüğünü yerine getirmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında 05.11.2010 başlangıç tarihli ve altı ay müddetli kira sözleşmesi konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı kiracı sözleşme bitiminde kiralananı tutanakla teslim ettiğini bildirmiş ise de mahkemece verilen kesin süreye rağmen belirttiği tutanağı ibraz edememiştir. Davacı kiraya veren 22.06.2011 tarihinde mahkemeye başvurup, hasar tespiti yaptırmış, bilirkişinin 10.08.2011 tarihli raporu üzerine 07.03.2012 tarihinde eldeki davayı açmıştır. 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun Yürürlüğü ve Uygulama şekli Hakkında Kanunu’nun 1. maddesinde ” Türk Borçlar Kanununun yürürlüğe girdiği tarihten önceki fiil ve işlemlere, bunların hukuken bağlayıcı olup olmadıklarına ve sonuçlarına, bu fiil ve işlemler hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmişse, kural olarak o kanun hükümleri uygulanır. Ancak, Türk Borçlar Kanununun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek temerrüt, sona erme ve tasfiye, Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir ” düzenlemesi bulunmaktadır ” düzenlemeye göre kira sözleşmesi 818 BK ve 6570 GKHK nun zamanında yapıldığı için kural olarak o döneme ilişkin kanun hükümlerinin uygulanması gerekir. Bunun istisnası ise maddede belirtildiği üzere temerrüt, sona erme ve tasfiye halleridir. Bundan ayrı yine aynı yasanın 7. maddesinde ” Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlâka ilişkin kuralları ile geçici ödemelere ilişkin 76 ncı, faize ilişkin 88 inci, temerrüt faizine ilişkin 120 nci ve aşırı ifa güçlüğüne ilişkin 138 inci maddesi, görülmekte olan davalarda da uygulanır düzenlemesi bulunmakta olup TBK’nun 335. maddesi maddede belirtilen kurallar arasında değildir. Yukarıda belirtilen nedenlerle mahkeme hükmünün dayandığı TBK’nun 335. maddesinin eldeki davada uygulanması mümkün bulunmamaktadır. Kaldı ki dava da TBK yürürlüğe girmeden önce açılmıştır. Bu nedenle işin esasının incelenmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda (2) No’lu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 06/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.