Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/11871 E. , 2022/1810 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/11871
Karar No : 2022/1810
DAVACILAR : 1- …
2- …
3- …
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Huk. Müş. …
DAVANIN KONUSU :
2012 Yılı At Yarışları Genel Hükümleri’nin “Kısaltmalar ve Tanımlar” başlıklı 3. maddesinin (a) ve (b) bentlerinin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :
Davacılar tarafından, WAHO’ya kayıtlı at ithal eden özel hara yetiştiricileri ile at sahipleri aleyhine düzenleme yapıldığı, yarışlara katılımlarının hakkaniyet ve eşitlik ilkesine aykırı olarak önemli ölçüde azaldığı, bu durumun uluslararası ölçütlere uygun özel hara yetiştiriciliğini teşvik amacına ve eşitlik ilkesine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
DAVALININ SAVUNMASI :
At Yarışlarının 6132 sayılı Kanun ve At Yarışları Tüzüğünde belirlenen esaslar dahilinde düzenlendiği, Bakanlık işleminin de bu Kanun ve esaslar dahilinde, Bakanlığın yetkisi çerçevesinde tesis edildiği, koşuların şartlarını düzenlemek ve aksini belirtmek suretiyle yıllık yarış programlarında koşulara yeni şartlar koymak hak ve yetkisinin Bakanlığa verildiği, yarış programlarının idari, mali ve hukuki durumları tespit edilirken en önemli amacın at neslinin ıslahı ve teşviki ile ırk karakterlerinin korunması olduğu, bunun da Bakanlığın atçılık politikasının gereği olduğu savunularak davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Dava konusu düzenlemenin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava; 2012 yılı At Yarışları Genel Hükümlerinin “Kısaltmalar ve Tanımlar” başlıklı 3. maddesinin “a” ve “b” bentlerinde yer alan “Devlet Harası yetiştirmesi” ibaresinin iptali istemiyle açılmıştır.
6132 sayılı At Yarışları Hakkında Kanun’un 8. maddesinde, “Yarışların şartlarına, tertip, icra ve inzıbatına, hipodrom veya yarış yerlerinin tanzim ve idaresine, yarış programları, ikramiyeler ve müşterek bahislere müteallik teknik, idari ve mali inzibati hususlar, Yüksek Komiserler Heyetinin teşekkül sureti, vazife ve salahiyetleri inzibatı cezaların hangi hallerde hangi merciler tarafından verileceği, yarışların ve salahiyet verilmiş dernek ve belediye ve özel idarelerin murakabe ve teftiş tarzı ve doping muayenelerine ait usuller bu kanun ve beynelmilel yarış nizamlarına ve memleket ihtiyaçları ve işin icaplarına göre Tarım Vekaletince hazırlanıp İcra Vekilleri Heyetince tasdik edilecek nizamnamelerde belirtilir” hükmüne yer verilmiştir.
At Yarışları Tüzüğü’nün 36. maddesinin 1. fıkrasında, ”Safkan atlara mahsus koşulara, koşunun şartlarında ve yıllık yarış programları genel hükümlerinde aksi belirtilmedikçe aşağıdaki ırklara mensup ve Türkiye At Soy Kütüğüne kayıtlı atlar katılır. Aşım yaptırılmak üzere yurt dışına giden kısraklardan doğan taylar Türkiye’de doğmuş sayılır.” kuralı yer almış, “B” bendinde de Safkan Arap Atları
l) Türkiye’de doğmuş Safkan Arap Atları,
II) Doğduğu yıl içinde yabancı ülkelerden getirilen safkan Arap atları,
III) Yabancı ülkelerden getirilen safkan Arap atları
olarak gruplandırılmıştır.
Anılan Tüzüğün 39. maddesinde de, “Safkan Arap atı yarışlarına koşunun şartlarında ve yıllık yarış programları genel hükümlerinde aksi belirtilmedikçe 36. maddenin “B” bendinde belirtilen bütün atlar katılır.Ancak, Cumhuriyet, Türkiye Büyük Millet Meclisi,Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı koşularına sadece Türkiye’de doğmuş safkan Arap atları katılır.” kuralı getirilmiştir.
Görüldüğü gibi, Tüzükle yapılan düzenleme doğrultusunda, Türkiye’ de doğan, doğduğu yıl içinde yabancı ülkelerden getirilen ve yabancı ülkelerden getirilen safkan Arap atları yarış otoritesi olan Tarım ve köyişleri Bakanlığınca aksine kural konulmadıkça koşulara katılabilecektir.
Dava konusu düzenleme ise, a)”DH” Devlet Harası yetiştirmesi olan atların katılabileceği koşuları, b)”DHÖ” Devlet Harası yetiştirmesi olan atların katılabileceği koşuları, anası ve babası Devlet Harası yetiştirmesi olup, 1983 ve sonrası doğumlu olan özel yetiştirme atlar ve bunların soyundan gelen atların katılabileceği koşuları,ifade edeceğini hükme bağlamıştır.
Dosyanın incelenmesinden; davacının özel yetiştirdiği atların, “DH”tanımının kapsamında yer almadığından, Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğünün ithal ettiği atlar ve bu atlardan doğan atlarla aynı koşulara katılamadığından bahisle bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlığın çözümü için, yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri ile yarış koşullarını belirleme konusunda davalı idareye tanınan düzenleme yetkisinin hukuka uygun kullanılıp kullanılmadığının irdelenmesi gerekmektedir.
6132 sayılı At Yarışları Hakkında Kanuna göre devlet haralarında yapılan yetiştiriciliğin temelinin ıslahı yoluyla safkan arap atı yetiştiriciliğini bir sistem içinde yapmak olduğu, Devlet Haralarında yetiştirilen atların sürat, mukavemet, cesaret, sağlık durumlarını ve verim kontrollerinin de yarış sahalarında yapıldığı dikkate alındığında, bazı koşuların yalnız (DH) damgalı atlar arasında düzenlenmesinde yasal isabetsizlik bulunmamaktadır.
Öte yandan, ülkemizde düzenlenen at yarışlarının at yetiştiriciliğini özendirmesi dışında başka amaçları da bulunmakta, bunlardan birtanesi de Devlet Haralarında at yetiştirilmesi çabalarının sonucu saptamaktır. Böyle bir amaçtan hareket edildiğinde bu tür haralarda yetişen atlara yönelik olarak, yarış programında yer alan “DH” ve “DHÖ” tanımlaması kapsamında bir kısım yarışların düzenlenmesi tabiidir.
Yarışların, verim kontrolüne esas teşkil etmesi ve ıslah işleminin uygulanmasına yardımcı olması bakımından, yarış programlarının gerek idari gerekse mali ve hukuki durumlarını tespit etmenin davalı bakanlığın bir atcılık politikası gereği olduğundan, 2012 yılı at yarışlarında Devlet Harası koşularına yalnız (DH) damgalı, Devlet Harası Özel yarışlarına Devlet Harası yetiştirmesi olan atlar ile, anası ve babası Devlet Harası yetiştirmesi olup, 1983 ve sonrası doğumlu olan özel yetiştirme atlar ve bunların soyundan gelen atların iştirak ettirilmesinde dayanağı yasa ve tüzük hükümlerine aykırılık görülmemektedir.
Açıklanan nedenle, davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince; Dairemizin davanın reddi yolundaki 27/04/2016 tarih ve E:2012/500, K:2016/2358 sayılı kararının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 24/09/2018 tarih ve E:2016/4671, K:2018/3904 sayılı kararıyla kısmen onanması, kısmen bozulması üzerine, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra bozulan kısım hakkında gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
2012 Yılı At Yarışları Genel Hükümleri’nin “Kısaltmalar ve Tanımlar” başlıklı 3. maddesinin (a) ve (b) bentlerinin, davacıların sahibi olduğu yarış atlarının bazı koşulara katılmasına sınırlama getirdiği iddiasıyla iptali istemiyle açılan davada, Dairemizin 27/04/2016 tarih ve E:2012/500, K:2016/2358 sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar tarafından temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 24/09/2018 tarih ve E:2016/4671, K:2018/3904 sayılı kararıyla, Daire kararının, düzenlemenin 3. maddesinin (a) bendinin iptali isteminin reddine yönelik kısmının onanmasına, (b) bendinin iptali isteminin reddine yönelik kısmının bozulmasına karar verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 46. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay dava daireleri kararlarına karşı Danıştay’da temyiz yoluna başvurulabileceği; 2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun 38. maddesinde, idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların İdari Dava Daireleri Kurulunca temyizen inceleneceği hükme bağlanmış; 2577 sayılı Kanunun 49. maddesinin 4. fıkrasında ise, Danıştay dava dairelerine, ilk derece mahkemesi olarak verdikleri kararların temyizen bozulması halinde ısrar olanağı tanınmamıştır.
Buna göre, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararına uyularak yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
İlgili Mevzuat:
6132 sayılı At Yarışları Hakkında Kanun’un 8. maddesinde, “Yarışların şartlarına, tertip, icra ve inzibatına, hipodrom ve yarış yerlerinin tanzim ve idaresine, yarış programları, ikramiyeler veya müşterek bahislere dair teknik, idarî, malî ve inzibatî hususlara, Yüksek Komiserler Kurulunun teşekkül sureti, görev ve yetkilerine, görevlendirilecek 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tâbi personel ile 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamındaki personel ve diğer personele yarış gelirlerinden karşılanmak şartıyla, 16 yaşından büyükler için tespit edilen aylık brüt asgarî ücretin dört katını geçmemek üzere yapılacak aylık net ödemeler ile harcırahlara, Jokey Kaza ve Yardım Sandığı kurulması ile yardım sandığına üye olabilecekler, yardım sandığına at binme ücretinin %10’unu geçmemek üzere kesinti yapılması, sandığın diğer gelirlerinin tespiti, sandık gelirlerinin harcanması ile bu gelirlerin, 5 inci madde uyarınca yetkilendirilen ilgili kurum veya kuruluşa borç olarak verilmesine veya ek 1 inci madde hükmü uyarınca oluşturulan hesaba aktarılmasına, disiplin cezalarının hangi hâllerde hangi merciler tarafından verileceğine, yarışların ve yetki verilmiş dernek, belediye ve il özel idarelerinin murakabe ve teftiş tarzı ile doping muayenelerine ait usuller, bu Kanun ve uluslararası yarış esasları ile memleket ihtiyaçları ve işin icaplarına göre Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir.” hükmü yer almaktadır.
19/04/2011 tarih ve 27910 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren At Yarışları Yönetmeliği’nin “Koşulara katılacak atlar” başlıklı 23. maddesinde, safkan atlara mahsus koşulara, koşunun şartlarında ve yıllık yarış programları genel hükümlerinde aksi belirtilmedikçe, 24 ve 25. maddelerde belirtilen ırklara mensup ve soy kütüğüne kayıtlı atların katılacağı; soy kütüğüne kayıtlı kısrağın yurt içinde veya yurtdışında çiftleşmesi sonucunda yurtdışında doğan ve doğduğu yıl içinde Türkiye’ye getirilen tayların Türkiye’de doğmuş sayılacağı belirtilmiştir.
Aynı Yönetmeliğin “Koşulara katılabilecek safkan Arap atları” başlıklı 25. maddesinde; safkan Arap atlarına mahsus koşulara, koşunun şartlarında ve yıllık yarış programları genel hükümlerinde aksi belirtilmedikçe, Türkiye’de doğmuş safkan Arap atları ve doğduğu yıl içinde yabancı ülkelerden getirilen ilgili atların soy ağaçlarında 2011 yılı itibarıyla geriye doğru en az dört nesil ana baba doğrulaması olan veya bunların soyundan gelen ve eşkal muayenesi yapılmış safkan Arap atlarının katılabileceği; ancak, Cumhuriyet, Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı koşularına sadece Türkiye’de doğmuş safkan Arap atlarının katılacağı düzenlenmiş olup, maddenin üçüncü fıkrasında da; safkan Arap atlarına mahsus uluslararası koşulara, koşunun şartlarına göre Safkan Arap Atları Soy Kütüğünde ve aynı zamanda Dünya Arap Atları Organizasyonunun kabul ettiği Uluslararası Soy Kütüğü Kitabında kaydı bulunan ve bu koşulara katılmak üzere yabancı ülkelerden getirilen 2011 yılı itibariyle geriye doğru en az dört nesil ana baba doğrulaması olan veya bunların soyundan gelen safkan Arap atlarının katılacağı kurala bağlanmıştır.
Dava konusu olan 2012 Yılı At Yarışları Genel Hükümleri’nin “Kısaltmalar ve tanımlar” başlıklı 3. maddesinin (b) bendinde ise, (DHÖ) kısaltmasının;
• Devlet Harası yetiştirmesi olan atların katılabileceği koşuları,
• Anası ve babası Devlet Harası Yetiştirmesi olup 1983 ve sonrası doğumlu olan özel yetiştirme atlar ve bunların soyundan gelen atlar ile 1983 yılından sonra ithal edilen dişi Arap atlarının veya ana karnında ithal edilen dişi Arap atlarının Devlet Harası Yetiştirmesi aygırlar ile çiftleşmesi sonucu oluşan atlar ve bunların soyundan gelen atların katılabileceği koşuları” ifade ettiği belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Gerek 6132 sayılı Yasanın 8. maddesi, gerekse Yönetmeliğin 25. maddesi ile davalı idareye tanınan safkan atların yarışlara katılma konusunu düzenleme ve bir takım koşullar koyma yetkisi sınırsız olmadığı, bu yetkinin, safkan atların saflığının korunması, bu saflığa gölge düşürücü halleri önleyici tedbirlerin alınması, uluslararası geçerli ıslah kuralları dahilinde özel hara yetiştiriciliğinin teşvik edilmesi amaçlarıyla sınırlı ve eşitlik ilkesine uygun olarak kullanılması gerektiği tartışmasızdır.
Ülkemizin 1997 yılında WAHO’ (Dünya Arap Atı Organizasyonu) ya asil üye olarak kabul edilmesinden sonra, safkan Arap atlarına mahsus ırk vasıflarını taşıyan atları tespit ederek WAHO tarafından yayınlanan Stud-Book’ta yer almasını sağlama görevi ve yetkisi 4631 sayılı Hayvan Islahı Kanunu hükümleri uyarınca davalı idareye ait bulunmaktadır. Dolayısıyla, davalı idarenin Stud-Book’ta yayınlanmasını teklif ettiği ve WAHO’nun da onaylayarak Stud-Book’ta yayınladığı bir atın veya davalı idarenin izni ile ithal edilen WAHO’ da kayıtlı ithal bir atın “safkan” olduğu hususu uluslararası düzeyde tescil edilmiş olmaktadır.
Bu itibarla, WAHO’ya kayıtlı atın safkan Arap atı olduğunun, bu kaydı yaptıran davalı idarece de kabulü zorunludur. Aynı zorunluluk WAHO’ya asil üye olan bir ülkeden davalı idarenin izni ile ithal edilmiş ve menşe ülke tarafından WAHO’ya kaydı yaptırılmış atlar için de geçerlidir. Soyu şaibeli atların WAHO’ya kaydının yapıldığı şeklinde bir iddianın varlığı halinde ise, yarış otoritesi davalı Bakanlığın, gerekli araştırmayı yapıp kayıtları düzeltme yoluna gidebileceği açıktır.
Dava konusu düzenlemede ise, anası ve babası Devlet Harası Yetiştirmesi olup 1983 ve sonrası doğumlu olan özel yetiştirme atlar ve bunların soyundan gelen atlar ile 1983 yılından sonra ithal edilen dişi Arap atlarının veya ana karnında ithal edilen dişi Arap atlarının Devlet Harası Yetiştirmesi aygırlar ile çiftleşmesi sonucu oluşan atlar ve bunların soyundan gelen atların “DHÖ” tanımı içerisinde kaldığı; ancak anası ve babası Devlet Harası Yetiştirmesi olup 1983 ve sonrası doğumlu olan özel yetiştirme atlar ve bunların soyundan gelen atlar ile 1983 yılından sonra ithal edilen dişi Arap atlarının veya ana karnında ithal edilen dişi Arap atlarının, özel yetiştiriciler tarafından yetiştirilen, WAHO’ya kayıtlı safkan aygırlarla çiftleşmesi sonucu doğan atların belirtilen yarışlara katılımının engellendiği görülmektedir.
WAHO’ya kayıtlı Arap atlarının davalı idarece ya da özel yetiştirici şahıslarca yetiştirilmiş olmasının, Arap atının safkan olma niteliğinde bir farklılık oluşturmadığı; zira bu hususta gündeme gelecek bir şaibenin yine yarış otoritesi olan idare tarafından gerekli araştırma ve denetimlerin yapılması suretiyle ortadan kaldırılabileceği tartışmasızdır.
Bu durumda; anası ve babası Devlet Harası Yetiştirmesi olup 1983 ve sonrası doğumlu olan özel yetiştirme atlar ve bunların soyundan gelen atlar ile 1983 yılından sonra ithal edilen dişi Arap atlarının veya ana karnında ithal edilen dişi Arap atlarının, özel şahısların yetiştirmiş olduğu aygırlarla çiftleşmesi sonucu doğan WAHO’ya kayıtlı atların DHÖ kapsamındaki koşulara katılımının engellenmesinde, uluslararası ölçütlere uygun özel hara yetiştiriciliğini teşvik amacına ve eşitlik ilkesine uyarlık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Dava konusu 2012 Yılı At Yarışları Genel Hükümleri’nin “Kısaltmalar ve tanımlar” başlıklı 3. maddesinin (b) bendinin İPTALİNE,
2. Dava kısmen kabul, kısmen ret ile sonuçlandığından, ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin takdiren … TL’lik kısmının davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, … TL’lik kısmının davacı üzerine bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, davanın reddedilen ve kesinleşen kısmı için davalı idare lehine Danıştay Onuncu Dairesinin 27/04/2016 tarih ve E:2012/500, K:2016/2358 sayılı kararı ile vekalet ücretine hükmedildiğinden, ayrıca hüküm kurulmasına gerek olmadığına,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 04/04/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.