Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2013/9933 E. 2015/42320 K. 30.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/9933
KARAR NO : 2015/42320
KARAR TARİHİ : 30.06.2015

Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12/03/2013 günlü kenar yazısı ile Dairemize gönderilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Oluş ve dosya kapsamına göre; mağdur …’nin mağdur..den kardeşi diğer mağdur .. paraya ihtiyacı olduğunu öğrenmesi üzerine, sanık …. ..ndan 4.000 EURO alıp 3.000 EURO’yu mağdur .. 1.000 EURO’yu da mağdur .. elden verdiği, daha sonra sanık .. alacağını geri istemesine rağmen ödemenin gerçekleşmediği; 09.03.2004 günü sanık .. mağdurlar .. ve .. sanıkla … buluştukları ve sanığın mağdurlara, “Ben bu parayı almadan sizi bir yere bırakmam” demesi üzerine, mağdurların ilçeden ayrılmadıkları, üç gün sonra sanığın yanında diğer sanıklar olduğu halde mağdurları bir minibüse bindirip … geldikleri, burada sanık … alacağına karşılık mağdurların bir kısım gayrimenkullerini devretmeye çalıştıkları ancak başarılı olamadıkları, sanık .. buradan mağdur ..arayarak “Sen bana 4.000 EURO bulacaksın, alacağımı öde, abin ve dayın elimde, bulmazsan her ikisini de öldürürüm, bu parayı onlardan isteseydim, çoktan alırdım, ancak senden istiyorum, yoksa gerisini sen düşün, sıra sana da gelecek” diyerek tehdit etmesi şeklinde gelişen, somut olaya ilişkin lehe kanun belirlenmesinde sadece belirli bir hüküm gözönünde bulundurulmaz. Bu husus 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesinde düzenlenmiştir. Ancak burada, suç ile sanık arasında bağlantıyı kesen ve sanığın cezalandırılmasını önleyen yargılamanın her aşamasında dikkate alınması zorunlu olan zamanaşımına ilişkin hükümlerin zaman bakımından uygulanması sorunu da vardır.

03.06.1942 gün 36/15 sayılı İBK’da ana hatları ile açıklandığı üzere, zamanaşımı süresi bağımsızlığını koruyan her suç için ayrı ayrı uygulanacak ve bu husus genel yargılaması devam eden davalar için gözönünde tutulacaktır.

Somut olaya gelince;

Sanığın eylemleri 765 ve 5237 sayılı Yasanın her ikisinde de suç olarak tanımlanmıştır.

Sanığa isnat edilen eylemler mağdurlar … ve .. karşı 765 sayılı TCK’nın 308; 5237 sayılı TCK’nın 106, 53; 109, 53. maddeleri; mağdur .. karşı ise 765 sayılı TCK’nun 495, 61, 522, 31, 33; 5237 sayılı TCK’nın 149/1-c, 35, 53. maddelerinde ceza bağımsızlıklarını koruyan suçları oluşturmaktadır. Suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK’nın 308, 102/4 – 104/2. maddelerine göre bu suç yönünden dava zamanaşımı bu genel yargılama içinde gerçekleştiği dikkate alınıp sonucuna göre lehe yasanın tesbiti gerektiği düşünülmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık …. savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 30.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.