YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/19546
KARAR NO : 2015/42321
KARAR TARİHİ : 30.06.2015
Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma
HÜKÜM : Beraat
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Oluş ve dosya kapsamına göre; olay günü 16.00 sıralarında … gitmek üzere bilet alıp .. .. Otogarı yakınlarındaki parkta otobüsünün hareket saatini bekleyen mağdur .. beyanında, “Yanına gelen sanığın önce ‘Paran var mı?’ arkasından ‘telefonun var mı?’ diye bağırmasından korkarak cebinden çıkardığı telefonu zorla elinden alıp, ‘Benim çevrem var, bana para vereceksin, bir ıslık çalsam bir sürü insan gelir’ diyerek tehdit ettikten sonra elini kaldırıp mağdura vurmaya kalkıştığı sırada mağdurun sanığın elindeki telefonu bir anda alıp koşarak Otogar polis noktasına müracaat ettiğini” söylediği, mahkeme huzurunda ise, “Olay günü … Otogarı’nda otobüsünün hareket saatini beklediğini, park içerisinde uzandığı sırada, sanığın adının .. olduğunu ve kendisinden korkmamasını söyleyerek yanına oturduğunu, ‘paran var mı?’ diye sorduğunu, olmadığını söylemesi üzerine, cep telefonu olup olmadığını sorduğu, mağdurun daha cevap vermeden elini sağ cebine doğru atıp ‘bir bakayım’ dediğini ve telefonu mağdurun elinden aldığını, bu sırada kendisine, ‘sesini çıkarma, benim çevrem var istesem buraya 100 kişi toplarım, bana da bir şey yapamazsınız’ dediğini, daha sonra fırsatını bulup telefonunu tekrar geri aldığını ve polis noktasına giderek şikayetçi olduğunu” beyan ettiği,
Mağdur .. alınan ilk ifadesinde, “Olay günü … sahil yolunda arkadaşları ile gezdiği sırada sanığın yanlarına gelerek, elini omuzuna koymaya çalıştığı, kendisini çekmesi üzerine, kendisine tokat attığı ve telefonunun yanında olup olmadığını sorduğu, telefonu vermek istemediği, ancak sanığın ‘ben polisim, istersem her türlü telefonu elinizden alırım, şimdi çıkart telefonu, birisini arayacağım’
demesi üzerine telefonunu sanığa verdiğini, ancak olay yerine sivil polislerin gelmesi üzerine sanığın almış olduğu telefonu kendisine geri verdiğini” söylediği; mahkemede ise, “Sanığın yanlarına yaklaşıp, nereli olduklarını sorduğunu, elini omuzuna atarak ‘ben sizi buralarda görmeyeceğim demedim mi’ diyerek elini omuzuna attığını ve cep telefonunu istediğini, kabul etmemesi üzerine “bıçak zoru ile de alabilirim, hırsız falan değilim, evinize gidin diyerek yanlarından ayrıldığını” belirttiği, annesi ..’un karakolda, “Oğlunun yanağının kızarmış olduğunu gördüğünü” ifade ettiği; tanıklar …. ve … ilk beyanlarında olayı mağdurlar gibi anlattığı, ancak mahkemede, “Sanığın telefonu istediğini, herhangi bir zorlama olmadığını, tehdit etmediğini, şakalaşır gibi yanağına hafifçe vurduğunu, telefonu almadığını” söylediklerinin anlaşılması karşısında; mağdurların ve tanıkların beyanları arasındaki aykırılıkların neden kaynaklandığı, sorulup açıklandıktan ve aykırılıklar giderildikten sonra, olayda sanığın sarf etmiş olduğu sözlerin ve davranışlarının yağma suçundaki cebir ve tehdit boyutuna ulaşıp ulaşmadığı, bu boyuta ulaşmıyorsa eylemin hırsızlığa teşebbüs olarak nitelendirilip nitelendirile- meyeceği hususları değerlendirilip sonucuna göre, hukuki vasıflandırmanın yapılması gerekirken, sanığın savunmasına ve sonradan değişen beyanlara hangi nedenle üstünlük tanındığı da karar yerinde açıklanıp tartışılmadan yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısı’nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 30.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.