Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/19011 E. 2015/13156 K. 08.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/19011
KARAR NO : 2015/13156
KARAR TARİHİ : 08.12.2015

MAHKEMESİ : …..ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/10/2014
NUMARASI : 2014/818-2014/296

Taraflar arasında görülen davada …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23/10/2014 tarih ve 2014/818-2014/296 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 08/12/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. M.. A.. K.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalının Gabon’daki alıcıya satışı yapılan toplamda 430 paket, 4 konteyner buzdolabının ve 5 koli yedek parçanın Mersin Limanı’ndan yüklenerek Libreville Gabon Limanı’na taşınması konusunda anlaşıldığını, söz konusu malların 29.06.2012 tarihinde taşınmak üzere davalı şirkete teslim edildiğini, ancak malların bugüne kadar teslim edilmediğini, müvekkili şirketin davalı şirketten söz konusu malları Mersin Limanı’na getirmesini talep ettiğini ancak malların iade edilmediğini ileri sürerek, öncelikle taşınması için davalıya teslim edilen emtianın müvekkili şirkete aynen iadesine, aynen iadesi mümkün değilse bu malların fatura bedeli olan 111.225,00 USD’nin ve davalıya ödenen navlun bedeli olan 14.800,00 USD’nin devlet bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanarak davalıdan tahsili ile müvekkili şirkete ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının açtığı işbu davada, dava dilekçesinin gerek başlığında gerekse içinde M…. Denizcilik A.Ş.’ye acente sıfatıyla taşıyanı temsilen dava açıldığına dair herhangi bir ibarenin bulunmadığı, yargılama sırasında taraf değişikliği sonucunu doğurabilecek şekilde hukuki işlem yapılamayacağı gerekçesiyle davalı yanın husumet itirazının kabulü ile davalı acente aleyhine açılan işbu alacak davasının husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçe ile davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
Ancak, HMK’nın 124/3. maddesinde dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebinin karşı tarafın rızası aranmaksızın hakim tarafından kabul edilebileceği düzenlenmiştir. Bu kapsamda dosya incelendiğinde, davacı tarafın dava dilekçesinde davalı olarak “M… Denizcilik A.Ş.’yi gösterdiği, ancak davalının cevabında taşıyan olmadığını, acente olduğunu savunması üzerine davacı vekilinin cevaba cevap dilekçesinde, davalının taşıyan olmadığını acente olduğunu, sehven davalı olarak gösterildiğini, taşıyanın ”A.P. M… /M… A/S” şirketi olduğunu ve davayı bu şirkete izafeten M… Denizcilik A.Ş.’ye yönelttiğini bildirmiştir. Bu itibarla, davacı tarafın bu talebinin dürüstlük kuralına aykırı olmayan bir taraf değişikliği talebi olarak değerlendirilerek yargılamaya devam edilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün yukarıda yazılı nedenle davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.