Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2018/8680 E. , 2022/1517 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/8680
Karar No : 2022/1517
DAVACI : …
DAVALI : … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN KONUSU : Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün ”Yurt dışı borçlanma işlemleri” başlıklı, 02/03/2015 tarih ve 2015/4 sayılı e-YURTDIŞI talimatının 1. maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan “Borçlanma talep dilekçesinde talep edilen süre ve gün sayısı borçlandırılmasına rağmen tahakkuk ettirilen borç miktarının bir kısmının ödenmesi halinde, borçlanılan süre borçlanma tahakkuk cetvelinde kayıtlı en son tarihten geriye doğru gidilerek tespit edilecektir.” ibaresinin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Kurum işleminin 3201 sayılı Kanun’un 5. maddesi uyarınca, sosyal güvenlik sözleşmesinde özel hüküm olan ülkelerde borçlanma yapan kişilere, yurt dışı hizmet başlangıçlarının Türkiye için de hizmet başlangıcı olarak kabul edileceğine ilişkin düzenlemeye aykırılık oluşturduğu, yine Türk Alman Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin 29. maddesinin dördüncü fıkrasında, yurt dışı hizmet başlangıcının Türkiye için de hizmet başlangıcı olarak kabul edileceğine ilişkin düzenleme olduğu, kendisine gönderilen tahakkuk cetvelinde kısmi ödeme yapılması durumuna ilişkin olarak bir uyarı olmadığı, dava konusu işleme dayanak gösterilen 2015/4 sayılı talimatın 02/03/2015 tarihinde yayımlandığı; ancak, borçlanma bedelini 16/07/2014 tarihinde ödediği, ödeme yapıldıktan sonra yayımlanan talimatın uygulanamayacağı, bu nedenle prim ödeme gün sayısının, yurt dışı hizmet başlangıcı esas alınarak ileriye götürülmesi gerektiği belirtilerek, dava konusu düzenlemenin iptali gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI : Usul yönünden; davacının 18/09/2017 tarihli dilekçesine 12/10/2017 tarihinde cevap verildiğinden, davanın süre aşımı yönünden reddi gerektiği, ayrıca 2014/5 sayılı e-YURTDIŞI talimatının iptali isteminde bulunan davacının, iş bu davayı açmasında hukuki yararının bulunmadığı savunulmuştur.
Esas yönünden; 2014/5 sayılı e-YURTDIŞI talimatının idari işlemler ile ilgili anlaşma konusunda yayımlandığı, dava konusu hükümlerin ise 2015/4 sayılı talimat içinde yer aldığı, öncelikle davanın bu yönden reddi gerektiği, dava konusu düzenlemenin, 3201 sayılı Kanun ve Yurt Dışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmelik hükümlerinin uygulanmasına ilişkin olarak yayımlandığı belirtilerek, haksız açılan davanın reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Dava konusu 2015/4 sayılı talimatın iptali istenilen ibaresinde hukuka ve üst hukuk normlarına aykırılık bulunmadığından, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava; yurtdışı çalışmalarını borçlanması ve tahakkuk ettirilen borç miktarının bir kısmını ödemesi üzerine kendisine emekli aylığı bağlanan davacı tarafından, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun 2015/4 sayılı e-YURTDIŞI Talimatının “Borçlanılacak süre, gün sayısı ve prime esas kazanç miktarını değiştirme talebi” başlıklı 1. maddesinin 4. fıkrasında yer alan “Borçlanma talep dilekçesinde talep edilen süre ve gün sayısı borçlandırılmasına rağmen tahakkuk ettirilen borç miktarının bir kısmının ödenmesi halinde, borçlanılan süre borçlanma tahakkuk cetvelinde kayıtlı en son tarihten geriye doğru gidilerek tespit edilecektir.” ibaresinin iptali istemiyle açılmıştır.
3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanunun “Süre tespiti ve sigortalılığın başlangıcı” 5. maddesinde, “Yurt dışındaki sigortalılık sürelerinin tespitinde, bunu belirten ve istek sahibinin ibraz edeceği ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere gün sayıları esas alınır, bu tespitte 1 yıl 360 gün, 1 ay 30 gün hesaplanır. …(Ek cümle: 10.09.2014 – 6552/29 md.) Ancak, uluslararası sosyal güvenlik sözleşmelerinde Türk sigortasına girişinden önce âkit ülke sigortasına girdiği tarihin Türk sigortasına girdiği tarih olarak kabul edileceğine ilişkin özel hüküm bulunan ülkelerdeki sigortalılık sürelerini borçlananların âkit ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarih, ilk işe giriş tarihi olarak kabul edilir.” hükmüne yer verilmiştir.
Yurt Dışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmeliğin “Borçlandırılan sürelerin değerlendirilmesi ve sigortalılığın başlangıcı” başlıklı 12. maddesinde, (1) Başvuru sahibince borçlanmak istenilen süre belirtilmişse belirtilen süre, belirtilmemiş ise ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere borçlanmak istediği gün sayısı esas alınır. Bu tespitte bir yıl 360 gün, bir ay 30 gün olarak hesaplanır. …(5) Sosyal güvenlik sözleşmesi yapılmış ülkelerdeki hizmetlerini borçlananların, sözleşme yapılan ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarih, ilk işe giriş tarihi olarak dikkate alınmaz.” hükmünü amirdir.
Bu durumda, “yurt dışı borçlanma işlemleri”nin nasıl ve ne şekilde yapılacağına dair usul ve esasları yukarıda aktarılan Kanun ve Yönetmelik maddesi hükümlerinde belirtildiği halde söz konusu işlemlerle ilgili olarak davalı idarece uygulamada tereddütlerin yaşandığının tespit edilmesi üzerine yaşanan tereddütlerin giderilmesi ve uygulamada birliğin sağlanması amacına yönelik olarak yayınlanan Sosyal Güvenlik Kurumu’nun 2015/4 sayılı e-YURTDIŞI Talimatında ve bu talimatın iptali istenilen “Borçlanılacak süre, gün sayısı ve prime esas kazanç miktarını değiştirme talebi” başlıklı 1. maddesinin 4. fıkrasında yer alan “Borçlanma talep dilekçesinde talep edilen süre ve gün sayısı borçlandırılmasına rağmen tahakkuk ettirilen borç miktarının bir kısmının ödenmesi halinde, borçlanılan süre borçlanma tahakkuk cetvelinde kayıtlı en son tarihten geriye doğru gidilerek tespit edilecektir.” ibaresinin yukarıda belirtilen Kanun ve Yönetmelik hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, dolayısıyla üst hukuk normlarına uygun olduğu anlaşılan düzenlemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince; Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının 2014/5 sayılı e-YURTDIŞI talimatının 1. maddesinin dördüncü fıkrasına yönelik iptal istemi, dava dilekçesinde yer alan iddiaları ve nihai talebi dikkate alınarak, 2015/4 sayılı e-YURTDIŞI talimatının 1. maddesinin dördüncü fıkrasına hasren incelendi ve davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacı, 04/03/2014 tarihinde, 3201 sayılı Kanun gereğince Almanya’da çalıştığı ve işsizlik arası birer yıllık süreleri borçlanmak istediğini belirterek, tahakkuk cetvelinin gönderilmesi talebinde bulunmuştur.
29/05/2014 tarihli yazıyla, borçlanma işleminin yapıldığı, 17/07/1972-10/07/1994 (7914 gün) ve 10/10/1995-31/12/2013 (6562 gün) tarihleri arası olmak üzere toplam 14476 gün üzerinden (165.373,83-TL) 3201 sayılı Kanun’a göre düzenlenen borç tahakkuk cetvelinin gönderildiği, 3 ay içerisinde borcun ödenmediği takdirde borçlanmanın iptal edileceği, borcun bir kısmının ödenmesi halinde ödenilen miktara isabet eden gün sayısının geçerli sayılacağı bildirilmiştir.
Gönderilen borç tahakkuk cetveline istinaden borcun tamamı yerine, 3676 gün üzerinden kısmi ödeme yapılmıştır. (16/07/2014 tarihli dekont – 42.000,00-TL) (İdarece, borçlanma süreleri olarak 16/10/2003-31/12/2013 tarihleri arası olmak üzere 3676 gün esas alınmıştır.)
Davacı tarafın 26/07/2016 tarihli başvurusuyla, borçlanma işleminin, ödeme gününden 3601 gün geriye götürüldüğü belirtilerek, tesis edilen işlemin düzeltilmesi talebinde bulunulmuştur.
Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının 23/09/2016 tarihli yazısıyla, davacının yurt dışı hizmet sürelerinin tamamının borçlandırılmasını istediği; ancak, kısmi ödeme yaptığı, borçlanma belgesinde süre aralığı yoksa borçlanmanın son tarihten geriye doğru işletileceği belirtilmiştir.
11/08/2017 tarihinde emekli aylığı bağlanması için başvuruda bulunan davacıya, 562,29-TL üzerinden aylık bağlanmıştır.
Davacı 18/09/2017 tarihinde, yurt dışı borçlanma işleminin 30/09/1975 -30/11/1985 tarihleri arasına mal edilmesini talep ederek, düşük emekli aylığı bağlanmasına itiraz etmiştir.
Davalı idarenin 12/10/2017 tarihli yazısıyla, borçlanma süreleri 16/10/2003-31/12/2013 tarihleri arası olduğundan, bu tarihler arası sürelerin yaşlılık aylığı hesabında dikkate alındığı, yapılacak başka bir işlem bulunmadığı bildirilmiştir.
Davacı 05/12/2017 tarihli başvurusuyla, 30/05/1975-30/05/1985 arası hizmetlerinin, yurt dışı hizmet başlangıcından başlamak üzere 3600 gün olarak kabulünü engelleyen yasal bir düzenleme olmadığı, 16/10/2013-31/12/2013 tarihleri arasının esas alınmasının yasal dayanağının bildirilmesini istemiştir. (Tahakkuk cetvelindeki sürelerin 17/07/1972 tarihinden başlamak üzere 3676 gün ileriye götürülmesini istemiştir.)
Davalı idarenin 13/12/2017 tarihli işlemiyle, kısmi ödeme durumunda borçlanılacak sürelerin en son tarihten geriye doğru gidilerek tespitinin gerektiği belirtilmiştir.
Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun’un ”Amaç ve kapsam” başlıklı 1. maddesinde; ”Türk vatandaşları ile doğumla Türk vatandaşı olup da çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenlerin on sekiz yaşını doldurduktan sonra Türk vatandaşı olarak yurt dışında geçen ve belgelendirilen sigortalılık süreleri ve bu süreleri arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri ile yurt dışında ev kadını olarak geçen süreleri, bu Kanunda belirtilen sosyal güvenlik kuruluşlarına prim ödenmemiş olması ve istekleri hâlinde, bu Kanun hükümlerine göre sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirilir.” kuralına, ”Süre tespiti ve sigortalılığın başlangıcı” başlıklı 5. maddesinde; ”Yurt dışındaki sigortalılık sürelerinin tespitinde, bunu belirten ve istek sahibinin ibraz edeceği ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere gün sayıları esas alınır, bu tespitte 1 yıl 360 gün, 1 ay 30 gün hesaplanır. Sosyal güvenlik kanunlarına tabi hizmetleri olanların, borçlandıkları gün sayısı, prim ödeme gün sayıları ile ilgili hizmetlerine katılır. Sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki süreler borçlanılmış ise, sigortalılığın başlangıç tarihi, borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülür. Sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi hizmeti bulunmayan istek sahiplerinin sigortalılıklarının başlangıç tarihi, borçlarını tamamen ödedikleri tarihten borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülen tarihtir. Yurt dışı hizmet borçlanmasına ait süreler 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na göre hangi sigortalılık haline göre geçmiş sayılacağının belirlenmesinde; Türkiye’de sigortalılıkları varsa borçlanma talep tarihindeki en son sigortalılık haline göre, sigortalılıkları yoksa aynı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçmiş sigortalılık süresi olarak kabul edilir. Sosyal güvenlik sözleşmesi yapılmış ülkelerdeki hizmetlerini, bu Kanun’a göre borçlananların, sözleşme yapılan ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarih, ilk işe giriş tarihi olarak dikkate alınmaz. Ancak, uluslararası sosyal güvenlik sözleşmelerinde Türk sigortasına girişinden önce âkit ülke sigortasına girdiği tarihin Türk sigortasına girdiği tarih olarak kabul edileceğine ilişkin özel hüküm bulunan ülkelerdeki sigortalılık sürelerini borçlananların âkit ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarih, ilk işe giriş tarihi olarak kabul edilir…” kuralına yer verilmiştir.
3201 sayılı Kanun’un 12. maddesine dayanılarak hazırlanan, 06/11/2008 tarih ve 27046 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yurt Dışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmelik’in ”Amaç” başlıklı 1. maddesinde; ”Bu Yönetmeliğin amacı, Türk vatandaşlarının, yurt dışında geçen ve belgelendirilen sigortalılık süreleri ile bu sigortalılık süreleri arasında veya sonundaki işsizlik sürelerinden her birinde bir yıla kadar olan kısmının ve yurt dışında ev kadını olarak geçen sürelerinin, talepleri halinde borçlandırılarak sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirilmesindeki usul ve esasları düzenlemektir.” kuralına, ”Borçlanma kapsamındaki süreler” başlıklı 6. maddesinin üçüncü fıkrasında; ”Borçlanma için başvuruda bulunanlar, yurt dışında geçen sürelerinin tamamını veya istediği kadarını borçlanabilirler. Kısmi borçlanma yapmak isteyenler, borçlanacakları süreleri gün, ay ve yıl olarak belirtmek zorundadırlar.” kuralına, ”Borçlandırılan sürelerin değerlendirilmesi ve sigortalılığın başlangıcı” başlıklı 12. maddesinin birinci fıkrasında; ”Başvuru sahibince borçlanmak istenilen süre belirtilmişse belirtilen süre, belirtilmemiş ise ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere borçlanmak istediği gün sayısı esas alınır. Bu tespitte bir yıl 360 gün, bir ay 30 gün olarak hesaplanır.” kuralına, beşinci fıkrasında; ”Sosyal güvenlik sözleşmesi yapılmış ülkelerdeki hizmetlerini borçlananların, sözleşme yapılan ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarih, ilk işe giriş tarihi olarak dikkate alınmaz.” kuralına yer verilmiştir.
Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün ”Yurt dışı borçlanma işlemleri” başlıklı, 02/03/2015 tarih ve 2015/4 sayılı e-YURTDIŞI talimatıyla; 08/06/2011 tarih ve 2011/48 sayılı Genelge kapsamında, borçlanılacak sürenin tespiti ve borçlanmadan vazgeçme taleplerine istinaden yapılacak işlemlerin usul ve esaslarının belirlendiği, ancak uygulamada talep edilen borçlanma gün sayısı ve süre aralığını gerek borç miktarının tebliğinden önce gerekse tebliğinden sonra değiştirmek isteyenler hakkında, yapılacak işlemlerde ve borçlanmadan vazgeçme konusunda tereddütler yaşandığının tespit edildiği, yaşanılan tereddütlerin giderilmesi için borçlanılacak süre, gün sayısı ve prime esas kazanç miktarını değiştirme talebi ve borçlanmadan vazgeçme başlıkları adı altında açıklamalara yer verilmiş olup, 1. maddesinin dördüncü fıkrasında ise “Borçlanma talep dilekçesinde talep edilen süre ve gün sayısı borçlandırılmasına rağmen tahakkuk ettirilen borç miktarının bir kısmının ödenmesi halinde, borçlanılan süre borçlanma tahakkuk cetvelinde kayıtlı en son tarihten geriye doğru gidilerek tespit edilecektir.” şeklinde ibareye yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Uyuşmazlığın özünü, 3201 sayılı Kanun kapsamında yapılan yurt dışı borçlanma talebi üzerine tahakkuk ettirilen borçlanma bedelinin kısmen ödenmesi halinde, yapılan ödemeye karşılık gelen sigortalılık süresinin hangi tarihlere mal edilmesi gerektiği hususu oluşturmaktadır.
3201 sayılı Kanun ile yurt dışında çalışan Türk vatandaşlarına, yurt dışında çalıştıkları süreleri borçlanma ve buna bağlı yaşlılık sigortasından yararlanma hakkı verilerek, bu kişilerin yabancı ülke sosyal güvenlik kuruluşları kapsamında sosyal güvence aramalarına gerek kalmaksızın Türkiye’de sosyal güvenceye kavuşmalarına imkan tanınmıştır.
İlgili mevzuat incelendiğinde; 3201 sayılı Kanun’un 17/04/2008 tarih ve 5754 sayılı Kanun’un 79. maddesi ile değişik 5. maddesinde; yurt dışındaki sigortalılık sürelerinin tespitinde, bunu belirten ve istek sahibinin ibraz edeceği ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere gün sayılarının esas alınacağı, bu tespitte 1 yılın 360 gün, 1 ayın 30 gün olarak hesaplanacağı, Yurt Dışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmelik’in 6. maddesinin üçüncü fıkrasında; borçlanma için başvuruda bulunanların, yurt dışında geçen sürelerinin tamamını veya istediği kadarını borçlanabilecekleri, kısmi borçlanma yapmak isteyenlerin, borçlanacakları süreleri gün, ay ve yıl olarak belirtmek zorunda oldukları, 12. maddesinde; başvuru sahibince borçlanmak istenilen süre belirtilmişse belirtilen süre, belirtilmemiş ise ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere borçlanmak istediği gün sayısının esas alınacağı, bu tespitte bir yılın 360 gün, bir ayın 30 gün olarak hesaplanacağı düzenlenmiştir.
Kanun ve Yönetmelik hükümlerine göre, borçlanılan sürelerin sigortalı tarafından gün, ay ve yıl olarak açıkça belirtilmemesi ve yurt dışı borçlanma talebi üzerine tahakkuk ettirilen borçlanma bedelinin kısmen ödenmesi halinde, yapılan ödemeye karşılık gelen sigortalılık süresinin hangi tarihlere mal edileceğinin Kanun’un 5. maddesi kapsamında değerlendirilerek, yurt dışındaki sigortalılık sürelerini ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru hesaplanması ile sonuca ulaşılacağı açıktır.
Bu durumda, 2015/4 sayılı talimatın ilgili maddesiyle, Yönetmelik’in uygulanmasında yaşanan tereddütlerin giderilmesinin amaçlandığı görülmektedir.
Bu nedenle, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının 08/06/2011 tarih ve 2011/48 sayılı Genelgesi’nin uygulanması kapsamında, talep edilen borçlanma gün sayısı ve tarih aralığını gerek borç miktarının tebliğinden önce gerekse tebliğinden sonra değiştirmek isteyenler hakkında yapılacak işlemlerde ve borçlanmadan vazgeçme konusunda tereddütler yaşandığı tespit edildiğinden, yaşanan tereddütlerin giderilmesi için hazırlanan dava konusu 2015/4 sayılı e-YURTDIŞI talimatının iptali istenilen ibaresinde, hukuka ve dayandığı üst hukuk normlarına aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 30/03/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.