Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/6047 E. 2015/13188 K. 09.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/6047
KARAR NO : 2015/13188
KARAR TARİHİ : 09.12.2015

MAHKEMESİ : … .. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/01/2015
NUMARASI : 2013/81-2015/3

Taraflar arasında görülen davada …. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/01/2015 tarih ve 2013/81-2015/3 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi …. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin … nezdinde tescilli “… kalite tutkuya dönüşürse+ şekil” ibareli markasının bulunduğunu, davalıların ”……” ibaresini izinsiz kullanarak müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet yarattıklarını ileri sürerek, haksız rekabet ve marka tecavüzünün tespitini, durdurulmasını, önlenmesini fazlaya ve manevi tazminata dair haklarının saklı tutularak, 7.000 TL maddi tazminatın, 4.000 TL yoksun kalınan kazancın davalılardan tahsilini ve hükmün ilanını talep etmiştir.
Davalı vekili, öncelikle husumet ve zamanaşımı itirazlarında bulunduklarını, esasa ilişkin olarak ise 1977 yılından beri ”… Ekmek Fabrikası” ibaresini kullandıklarını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, şahıs davalılara yönelik davanın ispat edilemediği, davalı şirket yönünden ise şirketin usulüne uygun şekilde tescil edilmiş ve tescil edildiği şekilde kullanılan ticaret unvanını kullanımının terkin edilinceye kadar markaya tecavüz ve haksız rekabet oluşturmadığı, davacının ticaret unvanının terkinine ilişkin bir talebinin de olmadığı, ayrıca davalı tarafından ”…” kelimesinin 1977 yılından itibaren önce işletme adı, 2002 yılı sonrasında ise limited Şirketin ticaret unvanı olarak, 2000 yılındaki davacı tescilinden önce de kullanıldığı, davacının markasını 2000 yılında tescil ettirdikten 11 yıl sonra ihtarda bulunması nedeniyle sessiz kalmak suretiyle hak kaybına uğradığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacının dayandığı 2004 tarihli sözleşmede marka hakkının kullanımına ilişkin herhangi bir hükmün de yer almamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 09/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.