Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/3817 E. 2015/13890 K. 24.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3817
KARAR NO : 2015/13890
KARAR TARİHİ : 24.12.2015

MAHKEMESİ : .,………..
TARİHİ : 12/12/2012
NUMARASI : 2011/577-2012/250

Taraflar arasında görülen davada……..Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/12/2012 gün ve 2011/577-2012/250 sayılı kararı bozan Daire’nin 09/10/2014 gün ve 2013/5505-2014/15301 sayılı kararı aleyhinde davacılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin 2005 yılından itibaren davalı şirketlerden oluşan konsorsiyumun Cezayir sınırları dahilindeki tek yetkili temsilcisi olarak görev yaptığını, müvekkillerinin aracı acente statüsünde olduklarını, 31.12.2010 tarihi itibariyle sona eren sözleşme döneminde davalıların geniş bir müşteri çevresi edindiklerini, sözleşmenin müvekkillerinin kusuru dışında bir sebeple sona ermesi nedeniyle müvekkillerine yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda portföy tazminatı ve ayrıca sözleşmenin sona ermesinden itibaren 2 yıl rekabet yasağı öngörülmesi nedeniyle rekabet yasağı tazminatı ödenmesi gerektiğini ileri sürerek, davacı Inmar A.Ş için 377.400 USD, davacı çin 393.000 USD olmak üzere toplam 770.400 USD karşılığı 1.455.131,50 TL portföy tazminatı ile her bir davacı için 295.000 USD olmak üzere toplam 590.000 USD karşılığı 1.114.392 TL rekabet yasağı tazminatının avans faizi üzerinden işletilecek yasal ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, taraflar arasındaki ilişkinin acentelik değil temsilcilik olduğunu, davacıların acente oldukları varsayılsa bile portföy tazminatı için gerekli koşulların gerçekleşmediğini, Cezayir’de tek alıcı devlet ve kamu kuruluşları olduğundan müşteri sayısı ve portföyünün artırılmasının da söz konusu olmadığını, tarafların özgür iradeleriyle imzaladıkları sözleşmede rekabet yasağına ilişkin bir çekince ya da tazminat talebi bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
vekili, taraflar arasındaki sözleşmede davacıların “tek yetkili temsilci” olarak tanımlandığını, davacıların bağımlılık sıfatı vurgulandığından acente olarak nitelendirilmelerinin mümkün bulunmadığı, tarafların bağlı oldukları sözleşme hükümleri uyarınca talepte bulunabileceklerini, Cezayir pazarında müvekkiline müşteri çevresi yaratılmasının söz konusu olmadığını savunmuştur.
Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşme süresi uzatılmak suretiyle 2010 yılı sonuna kadar devam ettiğinden olayda acentelik ilişkisinin “daimilik unsurunun gerçekleştiği, davacıların kural olarak konsorsiyum adına sözleşme akdetme yetkileri olmadığından “aracı acente” sayılacakları, portföy tazminatının 6762 sayılı TTK’da düzenlenmediği, ancak 6102 sayılı TTK’nın 122. maddesi ile denkleştirme tazminatı adı altında tazminatın öngörüldüğü, bu madde ile taraflar arasındaki ilişki acentelik olarak adlandırılmasa dahi portföy tazminatına hak kazanılacağının hüküm altına alındığı, 6102 sayılı TTK’dan önceki dönemde de Yerleşik Yargıtay İçtihatları uyarınca sözleşmenin sona ermesinde kusuru bulunmayan acentenin portföy tazminatına hak kazanacağı, davacıların rekabet yasağı tazminatı ile ilgili olarak 818 sayılı BK ve 6098 sayılı TBK’da hüküm bulunmamakta ise de, 6012 sayılı TTK’nın 123. maddesi ile bu boşluğun doldurulması geretiği gerekçesiyle, davanın kabulüne dair verilen karar davalılar vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairemizin 09.10.2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davacılar vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacılar vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 57,60 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 24/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.