Danıştay Kararı 12. Daire 2020/2353 E. 2022/1481 K. 28.03.2022 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2020/2353 E.  ,  2022/1481 K.
T.C.

D A N I Ş T A Y

ONİKİNCİ DAİRE

Esas No : 2020/2353

Karar No : 2022/1481

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Kurumu

VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Tarım ve Orman Bakanlığında AB uzmanı olarak görev yapmakta iken, bu Bakanlıktan aylıksız izinli sayılmak suretiyle Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumuna uzman olarak atanan davacının; KPSS sonuç belgesinin sahte olduğunun tespit edilmesi üzerine, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumunda görev yaptığı 2009-2016 yılları arasında yurt içi ve yurt dışı harcırahlarının yersiz ödendiğinden bahisle, 172.316,09-TL asıl borç ve 53.656,10-TL gecikme zammı olmak üzere toplam 225.972,19-TL borca ilişkin olarak düzenlenen 16/12/2016 tarihli ödeme emrinin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 1. maddesinde, Devlete, vilayet hususi idarelerine ve belediyelere ait vergi, resim, harç, ceza tahkik ve takiplerine ait muhakeme masrafı, vergi cezası, para cezası gibi asli, gecikme zammı, faiz gibi fer’i amme alacakları ve aynı idarelerin akitten, haksız fiil ve haksız iktisaptan doğanlar dışında kalan amme hizmetleri tatbikatından mütevellit olan diğer alacakları ile bunların takip masrafları hakkında bu Kanun hükümlerinin uygulanacağının kurala bağlandığı; söz konusu düzenlemede akitten, haksız fiil ve haksız iktisaptan doğan alacakların takibinin 6183 sayılı Kanun kapsamında olmadığının açıkça belirtildiği; buna göre, uyuşmazlık konusu olayda, dava konusu ödeme emrinin, 6183 sayılı Kanun kapsamında bir kamu alacağı niteliğinde olmadığı, haksız iktisaptan kaynaklandığı ve haksız iktisaptan kaynaklanan alacakların 6183 sayılı Kanun kapsamı dışında tutulduğu, davalı idarece davacıya yapılan borç bildirimi üzerine davacının rızaen ödeme yoluna gitmemesi halinde borcun genel hükümler yoluyla adli yargı merciilerince tahsili yoluna gidilmesi gerekirken, aksi yönde tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 5648 sayılı Kanun’un 15. maddesi uyarınca akitten, haksız fiilden veya haksız iktisaptan kaynaklanıp kaynaklanmadığına bakılmaksızın Kurumun tüm alacaklarının 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsil edilmesi gerektiği halde, İdare Mahkemesi tarafından 6183 sayılı Kanun’un 1. maddesi uyarınca haksız iktisaptan kaynaklanan alacakların bu Kanun hükümlerine göre tahsil edilemeyeceğinden bahisle iptal kararı verildiği, Mahkemece özel ve yeni kanun niteliğindeki 5648 sayılı Kanun hükümleri göz ardı edilerek hüküm kurulduğu belirtilerek, dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY :

Davacı; 2004 yılı KPSS sonuçları esas alınmak suretiyle Tarım ve Orman Bakanlığınca 2005 yılında yapılan Avrupa Birliği Uzman Yardımcılığı Sınavında başarı olarak memuriyete başlamıştır.

17/08/2009 tarihinde Tarım ve Orman Bakanlığından aylıksız izinli sayılmak suretiyle Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumuna uzman olarak atanmıştır.

30/03/2016 tarihinde bu Kurumdaki görevi sona ermiş, Tarım ve Orman Bakanlığındaki görevine geri dönmüştür.

Davacı hakkında yürütülen soruşturma neticesinde düzenlenen 31/08/2016 tarihli soruşturma raporunda, davacının 2004 yılı KPSS sınav sonuç belgesinin sahte olduğunun tespit edilmesi üzerine, 27/09/2016 tarihli işlemle memuriyetten çıkarılmasına karar verilmiştir.

Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumunda görev yaptığı 2009-2016 yılları arasında yurt içi ve yurt dışı harcırahlarının yersiz ödendiğinden bahisle, 172.316,09-TL asıl borç ve 53.656,10-TL gecikme zammı olmak üzere toplam 225.972,19-TL borca ilişkin olarak 16/12/2016 tarihli ödeme emri düzenlenmiş ve 19/12/2016 tarihinde davacıya tebliğ edilmiştir.

Bunun üzerine, söz konusu ödeme emrinin iptali istemiyle, temyizen incelenmekte olan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:

04/05/2007 tarih ve 5648 sayılı Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun’un, dava tarihinde yürürlükte olan 1. maddesinde, “Bu Kanunun amacı; ulusal kalkınma plan, program ve stratejilerinde öngörülen ilke ve hedefler çerçevesinde, Avrupa Birliği ve uluslararası kuruluşlardan sağlanan kaynakları da kapsayacak şekilde, kırsal kalkınma programlarının uygulanmasına yönelik faaliyetleri gerçekleştirmek üzere Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumunun kuruluş, görev, yetki ve sorumluluklarına ilişkin usûl ve esasları düzenlemektir.” kuralı yer almıştır.

Söz konusu Kanun’un, dava tarihinde yürürlükte olan “Görev ve yetkiler” başlıklı 4. maddesinde; “(1) Kurumun görev ve yetkileri şunlardır:

a) Faydalanıcıların desteklerden azamî ölçüde yararlanabilmeleri amacıyla tanıtım, eğitim, danışmanlık ve yönlendirme faaliyetlerini yürütmek.

b) Proje ve faaliyet başvurularını almak, bunların ön incelemeleri ile yerinde kontrollerini yapmak, proje ve faaliyetleri başvuru şartları, değerlendirme ve seçim kriterlerine göre değerlendirmek.

c) Desteklenecek proje ve faaliyetleri belirlemek, uygulama sözleşmelerini hazırlamak ve başvurusu uygun görülen faydalanıcılarla sözleşme imzalamak, uygun bulunmayan başvurularla ilgili işlemleri yapmak.

ç) Proje ve faaliyetlere yönelik tahakkuk, ödeme ve muhasebe işlemleri ile bunlarla ilgili her türlü kontrolü gerçekleştirmek.

d) Proje ve faaliyetlerin uygulamasını izlemek, yararlanıcıların sözleşme şartlarını ve yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğini takip etmek, bu amaçlarla gerekli kontrolleri yapmak. …” kuralına yer verilmiştir.

Anılan Kanun’un, dava tarihinde yürürlükte olan 14. maddesinin birinci fıkrasında, “Kurumda hizmetler 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile diğer kanunların sözleşmeli personel hakkındaki hükümlerine bağlı olmaksızın istihdam edilen sözleşmeli personel eliyle yürütülür….” kuralı; beşinci fıkrasında, “10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I), (II) ve (IV) sayılı cetvellerde sayılan kurum ve kuruluşlarda çalışanlardan durumları, bu maddede sayılan nitelik ve şartlara uygun olanlar, kendilerinin isteği ve kurumlarının muvafakatı ile Kurumda sözleşmeli olarak istihdam edilebilir. … Bu şekilde görevlendirilen personel kurumundan aylıksız izinli sayılır ve asıl kadrosuyla ilgisi devam eder. Bunların terfileri başkaca bir işleme gerek kalmaksızın kurumlarınca yapılır. Bu hükme göre görevlendirilenler, görevde kaldıkları sürece, malî ve sosyal haklarını Kurumdan alırlar….” kuralı, yedinci fıkrasında, “Kamu kurum ve kuruluşlarından Kurumda istihdam edilen kamu görevlileri, görevleri sona erdiğinde kurumlarında mükteseplerine uygun bir göreve atanırlar…” kuralı yer almıştır.

Aynı Kanun’un, dava tarihi itibarıyla yürürlükte olan “Gelir ve giderler ile yönetilecek hesaplar” başlıklı 15. maddesinde; “(1) Kurumun gelirleri şunlardır:

a) Genel bütçeden Bakanlık bütçesine bu amaçla konulacak ödenek.

b) Avrupa Birliği ve diğer uluslararası fonlardan sağlanacak kaynaklar.

c) Diğer gelirler.

(2) Kurumun giderleri şunlardır:

a) Proje ve destekleme giderleri.

b) Tanıtım ve eğitim giderleri.

c) Taşınır ve taşınmaz mal ile hizmet alım giderleri.

ç) Yönetim ve personel giderleri.

d) Görevlerle ilgili diğer giderler.

(3) Kurum bütçesi malî yıl itibarıyla Kurum tarafından hazırlanır ve Bakan onayıyla yürürlüğe girer.

(4) Kurumun alacaklarının tahsilinde Kurum tarafından 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre işlem yapılır…” kuralına yer verilmiştir.

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 1. maddesinde ise, “Devlete, vilayet hususi idarelerine ve belediyelere ait vergi, resim, harç, ceza tahkik ve takiplerine ait muhakeme masrafı, vergi cezası, para cezası gibi asli, gecikme zammı, faiz gibi fer’i amme alacakları ve aynı idarelerin akitten, haksız fiil ve haksız iktisaptan doğanlar dışında kalan ve amme hizmetleri tatbikatından mütevellit olan diğer alacakları ile; bunların takip masrafları hakkında bu kanun hükümleri tatbik olunur…” kuralına yer verilmiştir.

Öte yandan, işbu dava açıldıktan sonra, 30/07/2020 tarih ve 31201 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumunca 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna Göre Kullanılacak Yetkilere İlişkin Yönetmelik”in 1. maddesinde, “Bu Yönetmeliğin amacı; 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda belirtilen ve Hazine ve Maliye Bakanlığı ile diğer kamu kurum ve kuruluşları ve mercilerce kullanılan yetkilerin, süresi içinde ödenmeyen alacakların korunmasında, takip ve tahsilinde Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumunca kullanılmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.” kuralı; “Tanımlar” başlıklı 4. maddesinde, “(1) Bu Yönetmelikte geçen;

a) Alacak: Kurumun sözleşmeden kaynaklanan alacaklarını ve bu alacaklardan doğan diğer alacaklarını, …

ç) Faydalanıcı: Proje başvurusu kabul edilen ve sözleşmesi imzalanan başvuru sahibini, …

ğ) Sözleşme: Faydalanıcı ile Kurum arasında yapılan hibe sözleşmesini, …

ifade eder.” kuralı yer almıştır.

Aynı Yönetmeliğin “Ödeme emri” başlıklı 14. maddesinin birinci fıkrasında, “Kurum alacağını vadesinde ödemeyenlere, on beş gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumu ödeme emri ile tebliğ olunur.” kuralı yer almıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

5648 sayılı Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun’un 15. maddesinin dördüncü fıkrasında, Kurum alacaklarının tahsilinde, 21/7/1953 tarih ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre işlem yapılması öngörülmüştür.

Uyuşmazlık, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu personeline ödenen harcırahların yersiz ödendiğinin tespiti halinde, bu ödemelerin Kurum alacağı olarak kabul edilip edilmeyeceğinden ve tahsilinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağından kaynaklanmakta olup; uyuşmazlığın çözümü için öncelikle 5648 sayılı Kanun’un 15. maddesinin dördüncü fıkrasında belirtilen “kurum alacağı” kapsamına, personele yapılan yersiz ödemelerin girip girmediğinin belirlenmesi gerekmektedir.

Yukarıda yer verilen mevzuatın birlikte değerlendirilmesinden; 5648 sayılı Kanun’la ulusal kalkınma plan, program ve stratejilerinde öngörülen ilke ve hedefler çerçevesinde, Avrupa Birliği ve uluslararası kuruluşlardan sağlanan kaynakları da kapsayacak şekilde, kırsal kalkınma programlarının uygulanmasına yönelik faaliyetleri gerçekleştirmek üzere Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumunun kurulduğu; bu Kurumun, faydalanıcıların proje ve faaliyet başvurularını almak, desteklenecek proje ve faaliyetleri belirlemek, uygulama sözleşmelerini hazırlamak ve başvurusu uygun görülen faydalanıcılarla hibe sözleşmesi imzalamak, proje ve faaliyetlere yönelik tahakkuk, ödeme ve muhasebe işlemleri ile bunlarla ilgili her türlü kontrolü gerçekleştirmekle görevli olduğu anlaşılmaktadır.

Ayrıca, 5648 sayılı Kanun’un 15. maddesinin dördüncü fıkrasına istinaden yürürlüğe konulan “Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumunca 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna Göre Kullanılacak Yetkilere İlişkin Yönetmelik”le, 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsil edilecek “kurum alacaklarının” tanımı ve kapsamı belirlenmiş olup; anılan Yönetmeliğin 4. maddesiyle de, faydalanıcı (proje başvurusu kabul edilen ve sözleşmesi imzalanan başvuru sahibi) ile Kurum arasında yapılan hibe sözleşmesinden kaynaklanan alacakların 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsil edileceği açıkça düzenlenmiştir.

Buna göre, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu ile üçüncü kişiler (faydalanıcılar) arasında imzalanan hibe sözleşmesinden kaynaklanan alacakların 5648 sayılı Kanun’un 15. maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında “kurum alacağı” niteliğinde olduğu dikkate alındığında; Kurum personeline yapılan yersiz ödemelerin söz konusu madde kapsamında “kurum alacağı” olarak değerlendirilmesinin ve bu ödemelerin de 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre personelden tahsil edilmesinin mümkün bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Bu durumda, Tarım ve Orman Bakanlığında AB uzmanı olarak görev yapmakta iken, bu Bakanlıktan aylıksız izinli sayılmak suretiyle Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumuna uzman olarak atanan davacının; KPSS sonuç belgesinin sahte olduğunun tespit edilmesi üzerine, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumunda görev yaptığı 2009-2016 yılları arasında yurt içi ve yurt dışı harcırahlarının yersiz ödendiğinden bahisle, 172.316,09-TL asıl borç ve 53.656,10-TL gecikme zammı olmak üzere toplam 225.972,19-TL borca ilişkin olarak düzenlenen 16/12/2016 tarihli ödeme emrinde hukuka uygunluk, dava konusu işlemin iptali yolundaki Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir.

KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle;

1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,

2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin … İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,

3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,

4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 28/03/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.