Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2014/28860 E. 2015/16238 K. 14.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/28860
KARAR NO : 2015/16238
KARAR TARİHİ : 14.04.2015

MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, özel ve resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Hükümlülük

Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığın, kendi fotoğrafını yapıştırmak suretiyle elde ettiği şikayetçiye ait kimlik bilgileri yer alan ve ele geçirilemeyen sahte nüfus cüzdanını kullanarak …nda sözleşme imzalamak suretiyle sahte kredi kartı çıkartmak biçiminde gerçek- leşen eyleminin kül halinde TCK.nun 245/2, 43. maddelerine ve şikayetçi adına sahte olarak üretilen kredi kartını değişik zamanlarda kullanma eyleminin ise TCK.nun 245/3, 43. maddelerine uyan suçu oluşturduğunun gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen kanıtlara, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre sanık müda- finin, suçun oluşmadığına, eksik incelemeye, lehe hükümlerin uygulanmadığına yönelik yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak:

TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkı ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilmeye, altsoyu dışında kalanlarla ilgili hak ve yetki- lerden ise cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hiçbir ayrım yapılmaksızın koşullu salıvermeye kadar hak yoksunluğuna hükmolunması,

Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümlerden 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümler çıkarılarak yerine “TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulun- maktan koşullu salıverme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise 2. fıkra gereğince cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün (DÜZELTİLEREK ONANMASINA), 14.04.2015 gününde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI DÜŞÜNCE

Sanık …hakkında, özel belgede sahtecilik, resmi belgede sahtecilik ve banka veya kredi kartının kötüye kullanılması suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 204/1, 207/1,243/3. maddelerinden cezalandırılması için dava açılmıştır.

Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 207/1, 53. maddelerinden 1 yıl hapis cezası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 204/1, 53. maddelerinden 2 yıl hapis cezası ve 245/3, 52/2, 53. maddelerin- den 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna karar verilmiştir.

Mahkemenin mahkumiyete ilişkin kararları, süresi içerisinde sanık sa- vunmanı tarafından temyiz edilmiştir.

Dosya kapsamı ve mahkemenin kabulüne göre, sanığın mağdur …’a ait nüfus cüzdanını ele geçirdikten sonra nüfus cüzdanı üzerindeki fotoğrafı çıkartıp kendisine ait fotoğrafı yapıştırdığı, kendi fotoğrafını yapıştırdığı bu nüfus cüzdanı ile …. / … Şubesine başvurarak kredi kartı başvuru evraklarını düzenlediği ve banka tarafından da mağdur adına çıkarılan kredi kartının sanığa teslim edildiği, sanığın da sahte düzenlenen kredi kartını birçok kez kullandığı anlaşılmaktadır.

Sanık hakkında özel belgede sahtecilik ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan mahkumiyet hükümleri yerinde değildir. Şöyle ki;

1) Sanık hakkında mağdur …’a ait nüfus cüzdanındaki resmi çıkarıp kendi resmini yapıştırarak kullanması nedeniyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği kabul edilerek cezalandırılmış ise de; suça konu nüfus cüzdanı ele geçirilemediği için üzerinde iğfal kabiliyeti bulunup bulunmadığı yönünden bir inceleme yapılamamıştır. Sahte kredi kartı çıkarırken düzenlenen belgede de suça konu nüfus cüzdanının bizzat ibraz edildiği yönünde bir bilgi bulunmadığı gibi, sadece fotokopisi Bankaya ibraz edilmiştir. Belgede sahtecilik suçlarında, sahte belgenin aldatıcı nitelikte olup olmadığının tespiti gerekmektedir. Yukarıda da belirtildiği üzere nüfus cüzdanının ele geçirilememesi nedeniyle aldatıcılık yeteneği belirlenememektedir. Ayrıca bankaya fotokopisinin ibraz edilmesi karşısında suça konu nüfus cüzdanının iğfal kabiliyetinin bulunduğunun kabulü mümkün değildir. Anlatılanlar dikkate alındığında sanığın unsurları itibariyle oluşmayan resmi belgede sahtecilik suçundan beraatine karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde kurulan mahkumiyet hükmünün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi;

2) Sanığın, kendi fotoğrafını yapıştırmak suretiyle elde ettiği mağdur …’a ait ele geçirilemeyen nüfus cüzdanını kullanarak G.. B..nda sözleşme imzalamak suretiyle sahte kredi kartı çıkarmak biçiminde gerçekleşen eyleminin kül halinde 5237 sayılı TCK.nun 245/2. maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu göze- tilmeden, yerel mahkemece suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek özel belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün, CMUK.nun 326/son maddesi uya- rınca sanığın ceza yönünden kazanılmış hakkı saklı tutularak, vasıf yönünden bozulması yerine, yerel mahkemenin mahkumiyete ilişkin kararının düzeltilerek onanması yönündeki sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 14.04.2015