YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/13203
KARAR NO : 2015/13409
KARAR TARİHİ : 14.12.2015
MAHKEMESİ : …. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 03/02/2015
NUMARASI : 2011/585-2015/50
Taraflar arasında görülen davada … Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.02.2015 tarih ve 2011/585-2015/50 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin babası tarafından müvekkili adına davalı bankanın … Şubesi’nde 1.000,00 TL tutarlı ikramiyeli mevduat hesabı açıldığını, müvekkilinin o tarihte küçük olması nedeniyle açılan hesaptan haberdar olmadığını, dava tarihinden bir ay önce tesadüfen söz konusu hesaba ilişkin hesap cüzdanını bulduğunu, müvekkilinin hesaba yatırılan paranın ödenmesine yönelik talebinin davalı banka tarafından reddedildiğini, ileri sürerek yatırılan paranın yatırılma tarihinden itibaren işlemiş ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili bankanın … Şubesi’nin yıllar önce kapatıldığını, dava konusu hesabın çok eski olması nedeniyle bu döneme ilişkin kayıtların saklanılmadığını, paranın yatırıldığı tarih itibariyle yürürlükteki mevzuat uyarınca zamanaşımının gerçekleştiğini, dava konusu paranın ödenmiş olma ihtimalini bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; hem davalı bankanın kayıtlarında hem Merkez Bankası Kayıtlarında davacı adına açılmış bir hesabın bulunmadığı, davacının babası tarafından yatırılan paranın çekilip cüzdana işlenilmemiş olma ihtimalinin bulunduğu, davalı bankanın evrak saklama yükümlülüğünün 10 yılla sınırlı olması nedeniyle banka kayıtlarıyla kıyaslama yapma olanağının da bulunmadığı, davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece verilen karar davacı vekilince 20.03.2015 tarihinde temyiz edilmiş, 07.04.2015 tarihli ek karar ile davacı vekilinin temyiz isteminin dava değerinin temyiz sınırının altında olduğu, bu nedenle verilen hükmün kesin nitelikte bulunduğu gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Mahkemece verilen temyiz talebinin reddine ilişkin kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 14.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.