YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/12095
KARAR NO : 2015/13412
KARAR TARİHİ : 14.12.2015
MAHKEMESİ : … ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/02/2015
NUMARASI : 2014/389-2015/81
Taraflar arasında görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/02/2015 tarih ve 2014/389-2015/81sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 21,242 TL’nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken humk’nın 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkiline ait işyerinde sipariş alma ve yönetme işi yaptığını, işten ayrıldıktan hemen sonra bir başka firmada çalışmaya başladığını, davalının müvekkilinin müşterilerini ve ürünlere ait fiyat listeleri bilgilerini kullanarak müvekkilinin portföyünde olan firmaları beyanlarıyla çalıştığı rakip firmaya yönlendirdiğini, bu nedenle müşteri ve itibar kaybına uğrayan müvekkili şirketin maddi ve manevi zararının bulunduğunu ileri sürerek, haksız rekabetin tesbiti ve men’i ile verilecek hükmün uygun vasıtalar ile ilanına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL.maddi tazminatın haksız fiil tarihinden 1.000,00 TL manevi tazminatın ise dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 31/10/2011 tarihinde davacı işyerinden ayrılmak zorunda kaldığını, işçilik alacaklarının tahsili amacıyla açılan dava nedeniyle davacının bu davayı açtığını, davacının iddiasına konu ettiği firmaların kendi arzuları ile yeni çalışmaya başladığı şirket ile ticarete başladıklarını, davacı ile yaptığı sözleşmede rekabet yapılmayacağı hususunda bir hükmün de bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre,davalının işi bırakmasının ardından aynı faaliyet kolundaki dava dışı rakip şirkette işe başladığı, davacının daha önceden faaliyette bulunduğu bir kısım şirketlerle rakip firmanın ticari ilişki içerisine girmesini sağladığı iddiasına konu davalı eylemlerinin, şirketler arasındaki ticari ilişkilerin bilirkişi raporlarında belirtilen nitelik, miktar ve şekli gözetildiğinde haksız rekabet teşkil etmeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalının dava açılmadan önce davacı şirkette hizmet aktine bağlı olarak çalışmış olmasına, taraflar arasında rekabet yasağına ilişkin herhangi bir sözleşme bulunmamasına ve ayrıca davalının davacının işyerinden ayrıldıktan sonra da kendi nam ve hesabına ticaret yapmamış olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 14/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.