Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2015/23912 E. 2016/2982 K. 18.02.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/23912
KARAR NO : 2016/2982
KARAR TARİHİ : 18.02.2016

TARİHİ : 08/04/2014
NUMARASI : 2011/281-2014/119

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi yöntem itibariyle doğrudur.
Bu nedenle taraf vekillerinin aşağıdaki bentler dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. Şöyleki;
1)Dava konusu taşınmaz ile aynı mahallede bulunan 1926 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili olarak Bala Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan 2009/332-2012/153 sayılı dava dosyasında, aralık 2009 değerlendirme tarihi itibariyle 41,00TL metrekare birim fiyatı takdir olunmuş, bu rakam üzerinden verilen karar Dairemizce onanmıştır.
Dava konusu taşınmazın eksik ve üstün yönleri belirlenerek, anılan dosyada belirlenen metrekare birim fiyatından ayrılma sebeplerinin açıklanması için bilirkişi kurulundan ek rapor alınıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesi,
2)Dava konusu taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan 447,07 m2 lik bölümünün yüzölçümü ve geometrik durumu dikkate alındığında % 20 oranında değer azalışı olduğunun kabulü doğru ise de, değer azalışının kalan kısım yerine tüm taşınmaz yüzölçümü esas alınarak fazla hesaplanması,
Doğru görülmemiştir.
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 18/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.