YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12003
KARAR NO : 2015/8969
KARAR TARİHİ : 03.03.2015
MAHKEMESİ : İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti ile ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesinin işverence haksız feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin ücreti ve ücret alacaklarını istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının işi kendisinin bıraktığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece , toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı taraf temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının yerinde olmaması nedeni ile reddine,
2-İhbar tazminatı yönünden taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
İhbar tazminatı, iş sözleşmesini fesheden tarafın karşı tarafa ödemesi gereken bir tazminat olması nedeniyle, iş sözleşmesini fesheden tarafın feshi haklı bir nedene dayansa dahi, ihbar tazminatına hak kazanması mümkün olmaz.
Somut olayda, davacı, davalı işyerinde başhemşire olarak çalışmakta iken davalı işverence bu görevden alınarak vasıfsız hemşire olarak görevlendirildiğini, görev değişikliğini kabul etmeyince işten ayrılması için kendisine baskı uygulanmaya başlandığını, iş akdinin bu şekilde haksız feshedildiğini ileri sürmüştür.
Davalı, görev değişikliği bildirimi üzerine davacının işi kendisinin bıraktığını savunmuştur.
Yerel mahkeme ise, görev değişikliğini kabul etmeyen davacının iş akdinin davalı işverence feshedildiğini kabul ederek ihbar tazminatını hüküm altına almıştır.
Mahkemenin kabulü bu yönde olmakla birlikte, dosyada mevcut davacının keşide ettiği 11 Haziran ve 19 Haziran 2012 tarihli ihtarnamalere bakıldığında, davacı eski görevine iadesini, yoksa da tazminatlarının ödenmesini talep etmektedir. Yani, henüz bu ihtarname tarihleri itibariyle davalı işverence yapılmış bir fesih yoktur. Görev değişikliği ise 02.05.2012 tarihinde yapılmıştır. Davalı ise, davacıya gönderdiği fesih bildiriminde 20 Haziran’dan itibaren işe mazeretsiz devam etmediği için akdin feshedildiğini bildirmektedir. Olayın seyrinden ve karşılıklı ihtarların tarihlerinden, davacının görevine iade taleplerinin kabul edilmemesi üzerine işe gitmediği anlaşılmaktadır. Davacı tanıkları da, davacının görev değişikliği üzerine işten kendisinin ayrıldığını beyan etmişlerdir. Bu delil durumuna göre, iş akdinin davacı tarafından görev değişikliği üzerine fiilen işe devam etmeyerek haklı olarak sona erdirildiği anlaşılmakta olup, iş akdini haklı olarak feshetse bile davacının kıdem tazminatına hak kazanması mümkün olmakla birlikte, ihbar tazminatı talep hakkı yoktur. Bu nedenle mahkemece, ihbar tazminatının reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü hatalıdır.
3-Ayrıca, davacının ıslah dilekçesinde alacakları net miktarlar üzerinden ıslah etmesine rağmen, mahkemece brüt miktarlar üzerinden kabul etmek suretiyle talepten fazlaya hükmedilmesi de ayrı bir bozma nedenidir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 03.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.