Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2013/13031 E. 2015/8977 K. 03.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13031
KARAR NO : 2015/8977
KARAR TARİHİ : 03.03.2015

MAHKEMESİ : İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Davacı, kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesinin işverence haksız feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatlarını istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının tüm haklarının ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı taraf temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Taraflar arasında, davacının kıdem ve ihbar tazminatlarının ödenip ödenmediği noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davacı işçi, iş akdinin haksız feshedildiğini ancak tazminatlarının ödenmediği iddia ederken davalı, davacının tüm haklarını aldıktan sonra ibraname verdiğini, böylece hiç bir alacağı kalmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Yerel mahkeme ise, davacının …’de bulunan kendi adına olan banka hesabına 21/08/2001 tarihinde 23.640,00 TL ödeme yapıldığı, söz konusu ödemenin ne için yapıldığının belirtilmemesine ve davacı vekilince bu ödemenin kıdem ve ihbar tazminatı dışında, fazla mesai, hafta tatili, yıllık izin ücreti ve diğer işçilik alacaklarına ilişkin olduğu belirtilmesine karşılık, bilirkişi raporuyla hesaplanan miktarın çok üzerinde yapılan ödeme içerisinde, kıdem ve ihbar tazminatının da bulunduğu kanaatiyle davanın reddine karar vermiştir.
Dosya içeriğine bakıldığında, davacının 1988-2001 yılları arası davalı işverenlik nezdinde çalıştığı, 15.08.2001 tarihli ibraname ile kıdem ve ihbar tazminatlarını aldığını beyan ettiği, ancak ibranamenin miktar içermediği, yine davalı işverenlikçe sunulan kıdem ve ihbar ödeme bordrolarında 1993-2001 yılları arası hizmet süresi için davacıya net kıdem tazminatı 6655,34TL net ihbar tazminatı 6538,13TL ve diğer menfaatler adı altında 10446,89 TL olmak üzere toplam 23640,38TL ödeme yapıldığı, her ne kadar bordrolar imza içermese de bu miktarın davacının banka hesabına havale edilen miktarla kuruşu kuruşuna aynı olduğu görülmekle belirtilen miktarlarda ödendiğinin kabulü gerektiği, hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre, davacının tüm hizmet süresi için net kıdem tazminatı hakkının 10430,42 TL, net ihbar tazminatı hakkının ise 3076,18 TL tespit edildiği görülmüştür.
Mahkemece, her ne kadar 23640,00TL nin içinde kıdem ve ihbar tazminatlarının tamamının ödendiği kabul edilmişse de, görüldüğü gibi bu miktarın 10446,89 TL’si ek menfaatlerdir. Davacı vekilinin beyanı da bu şekildedir.
Şimdi bu belgelerdeki miktarlar karşılaştırılacak olursa, davacının hak ettiği kıdem ve ihbar tazminatı toplamı 13506,60 TL iken, ödenen 13193,47 Tl olup ihbar tazminatı fazlasıyla yatırıldığı için fazladan yatan ihbar tazminatının kıdem tazminatına mahsup edilmesiyle kıdem tazminatı farkının 313,13 TL olduğu tespit edilmiştir. O halde, davacının bakiye kıdem tazminatının hüküm altına alınması gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın , yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 03.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.