YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/19458
KARAR NO : 2015/16255
KARAR TARİHİ : 14.04.2015
MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Genel güvenliği kasten tehlikeye sokacak şekilde silahla ateş etme ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma
HÜKÜM : Hükümlülük
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen kanıtlara, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre sanığın, suçun oluşmadığına, eksik incelemeyle karar verildiğine yönelik sanığın, yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak;
TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkı ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilmeye, altsoyu dışında kalanlarla ilgili hak ve yetkilerden ise cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar veril- mesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hiçbir ayrım yapılmaksızın koşullu salıver- meye kadar hak yoksunluğuna hükmolunması,
Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümlerden 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümler çıkarılarak yerine “TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulun- maktan koşullu salıverme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise 2. fıkra gereğince cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin (DÜZELTİLEREK ONANMASINA), 14.04.2015 gününde trafik güvenliğini tehlikeye düşürmek suçundan kurulan hükme yönelik oyçokluğuyla, diğer yönlerden oybirliğiyle karar verildi.
KARŞI DÜŞÜNCE
Sanık … hakkında, genel güvenliği kasten tehlikeye sokacak şekilde silahla ateş etmek ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 179/2, 170/1-c. maddelerinden cezalandırılması için dava açılmıştır.
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 170/1-c, 62/1, 53, 58/6. maddelerinden 10 ay hapis cezası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 179/3-2, 62/1, 53, 58/6. maddelerinden 5 ay hapis cezası ile cezalan- dırılmasına, hak yoksunluğuna, mükerrirlere özgü infaz rejimine karar verilmiştir.
Sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan kurulan mah- kumiyet hükmü yerinde değildir. Şöyle ki;
01/03/2013 tarihli tutanakta, 10 V 9145 plakalı araçtan bir el havaya ateş edildiğinin bildirilmesi üzerine, sanık ..’ın kullandığı aracın durdurulduğu ve suça konu tüfeğe el konulduğu belirtilmekte ancak sanığın kullandığı araçla trafik güvenliğini tehlikeye düşürecek davranışlarından bahsedilmemektedir. Sanığın trafik güvenliğini tehlikeye düşürecek davranışlarda bulunduğu ya da yerel mahkemenin kabulünde belirttiği üzere emniyetli bir şekilde araç sevk edemeyerek araç kullanıp ka- rayolunda kişilerin hayat, sağlık ve mal varlığı açısından tehlike yarattığına ilişkin dosyada delil bulunmamaktadır.
Trafik güvenliğini tehlikeye düşürme suçu, alkol ve uyuşturucu madde etkisiyle veya başka bir nedenle “emniyetli bir şekilde” araç kullanamayacak kişinin, bu halde araç kullanması olup, kasıtla işlenebilecek bir suçtur. Alkol ve uyuşturucu maddenin sırf kullanılmış olması bu suçun oluşması için yeterli olmamakla birlikte, alkollü bir şekilde trafikte seyreden bir sürücünün alkol konsantrasyonu hangi seviyede olursa olsun bireysel farklılıklar göstermekle birlikte trafik güvenliği açısından değişen derecelerde risk oluşturabileceği, ancak bu durumun tehlike arz edecek düzeyde olup olmadığı, dolayısıyla sürücünün tesiri altında bulunduğu alkol seviyesinde araç kullanması halinde, güvenli sürüş yeteneğini kaybedip etmediği, bireyin o andaki sürüş ehliyetini belirleyecek dikkat, algı, denge, refleks, psikomotor ve nöromotor koordinasyon gibi nörölojik, nistagmus, akomadasyon, görme gibi oftalmolojik ve genel durumunun tespitine yönelik detaylı dahili muayenesine yönelik tıbbi verilerin değerlendirilmesi ile mümkün olabilecektir. İncelenen dosyada ise sanığın trafik güvenliğini tehlikeye düşüren davranışları belirtilmediği gibi bu yönde de düzenlenen bir doktor raporu bulunmamaktadır. Bu anlatılanlar ile dosya kapsamına göre, sanığın trafik güvenliğini tehlikeye düşürecek davranışlarda bulunduğu ya da yerel mahkemenin kabulünde belirttiği üzere emniyetli bir şekilde araç sevk edemeyerek araç kullanıp karayolunda kişilerin hayat, sağlık ve mal varlığı açısından tehlike yarattığına ilişkin cezalandırılması yönünde inandırıcı, şüpheden uzak ve kesin delil elde edilemediğinden sanığın beraati gerekçesiyle hükmün bozulması yerine, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan kurulan yerel mahkemenin mahkumiyete ilişkin kararının onanması yönündeki sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 14.04.2015