Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2014/29350 E. 2015/19350 K. 17.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/29350
KARAR NO : 2015/19350
KARAR TARİHİ : 17.06.2015

MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6136 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM : Beraat ve müsadere

Gereği görüşülüp düşünüldü:

Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; mahkemenin takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.

Mahkemece kanıtlar değerlendirilip gerektirici nedenleri açıklanmak suretiyle verilen beraat kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan Cumhuriyet Savcısının, suçun sübut bulduğuna yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün (ONANMASINA), 17.06.2015 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Sanık hakkında silahla kasten yaralama ve 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan açılan davada yerel mahkeme tarafından değişen suç vasfı nedeniyle genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan suç kastı bulunmadığından sanığın beraatine karar verilmiş, Cumhuriyet Savcısının 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan aleyhe temyizi üzerine dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda oyçokluğuyla verilen beraat kararı onanmıştır.

Suç tarihinde iki köy arasındaki mevcut arazi anlaşmazlığı nedeniyle iki taraf arasında çıkan tartışma sonucu içlerinde bir kısmı korucu olan bazı kişilerin görev nedeniyle verilen zimmetli silahlarla havaya ateş etmeleri ve bir kişinin ateşli silahla yaralanması sonucu olaya el koyan jandarma görevlileri tarafından 02.06.2010 tarihli olay yeri inceleme raporuna göre; sanık, üzerinde suça konu ruhsatsız … numaralı kaleşnikof silahla yakalanmıştır. Sanık suç tarihinde korucu olmayıp üzerinde elde edilen silah jandarma kayıtlarında … silahı olarak yer almamaktadır.

Sanık 02.06.2010 tarihli savunmasında; suça konu silahın kardeşi … tarafından 2004 yılında haricen satın alınıp korucu olarak görev sırasında kullandığını, silahın ruhsatlandırıldığını, kardeşi askere gidince bu silahla 2006-2008 yılları arasında koruculuk yaptığını, kendisine daha sonra başka silah verildiğini, suça konu silahın iade alınmadığını, silahın evinde kaldığını, 2008 yılından beri koruculuk yapmadığını, aynı tarihli savcılık savunmasında ise şoför olarak çalıştığını, olay yerine 1990 yıllarında abisi ..’in korucu silahı olarak kullandığı silah ile gittiğini, 1990’lı yıllarda korucu kadrosu olup silah olmadığı için kendi satın aldıkları silahların ruhsatlandırılabileceğinin söylendiğini, silahı ruhsatlı olarak bildiğini, 1996-1998 yıllarında bu silahla kadrolu korucu olarak görev yaptığını, olay yerinde havaya bir kaç el ateş ettiğini beyan etmiştir.

Mahkemece sanığın savunması doğrultusunda yapılan araştırmada; 10 Haziran 2010 tarihli tutanağa göre, …. ve … isimli şahısların … olarak görev yapmadıkları, … 1976 doğumlu …. olarak görev yaptığı, 04.07.2007 tarihinde görevine son verildiği, şahsın üzerine zimmetli … seri nolu kaleşnikofla görev yaptığı, silahın görevine son verildiğinde kendisinden teslim alındığı, … nolu silahın bölgede görev yapan hiç bir … tarafından kullanılmadığı ve silahın kayıtlarda olmadığı,

01.09.2010 tarihli kaymakamlık yazısına göre sanığın 1996 yılında … olarak maaş bordrosunun bulunduğu,

15.01.2012 tarihli tutanağa göre; 1996-1998 yıllarına ait …kayıtlarının bulunmadığı, koruculara ….envanterinde kayıtlı silahların verildiği, kayıtsız silah verilmediği, başka türlü temininin istenmediği, …. kayıtlarında suça konu …. seri nolu silahın bulunmadığı, …..’in beyanına göre silahı terörün yoğun olduğu dönemde korunmak için satın aldığı, koruculuk görevinin ardından silahı teslim etmeyerek evinde muhafaza ettiği,
19.11.2012 tarihli köy muhtarı ve korucularının beyanlarına dayanılarak tutulan tutağana göre; …. seri no’lu silahın komutanlık zimmetinde bulunmadığı, silaha ait kaydın olmadığı, …’in 1995 yılında korucu olarak çalıştığı kadroyu karşılayacak silah temin edilmediğinden kendisi satın alarak temin ettiği …. seri no’lu silahı …. kayıt ettirmek üzere koruculuk görevini yürüttüğü, 1996 yılında kadro silahı verilmesine müteakip silahı evinde bıraktığı, ….’in 1996 yılında 15 ay … yaptığı,

17.12.2012 tarihli tutanağa göre … seri no’lu silahın … zimmetinde bulunmadığı, bahse konu seri numaralı silaha karakol kayıtlarında rastlanmadığı, ilçe jandarma komutanlığı silah ruhsat kısmından araştırılması gerektiği,

08.01.2012 tarihli tutanağa göre; .. dosyaları içinde ….dosya kaydına rastlanmadığı, suça konu tüfeğe ait herhangi kayıt ve belge bulunmadığı, silahın ruhsata bağlanması yönünde … veya başka şahsa yapılan tebligat veya yazışmaya rastlanmadığı, ruhsat kayıtlarının tutulduğu … ile yapılan görüşmede belirtilen seri no’lu kaleşnikof silaha ait kayda rastlanmadığı, …’na verilen silahların karakol komutanlıkları tarafından senet karşılığında teslim edildiği, belirtilen seri no’lu silaha ait silah sicil kaydı bulunmadığı,… zimmetinde envanterde kayıtlı olmadığı, kendi silahı ile görev yapan hiçbir korucunun olmadığı, görevde kullanılan tüm silahların envanterde kayıtlı silah olduğu, … isimli şahıs dahil kendi silahı ile … görevi yapan şahıs olduğuna dair kayıt ve komutanlığın bilgisinin bulunmadığı, tespit edilmiştir.

Görüldüğü üzere sanık suç tarihinde korucu olmadığı gibi havaya ateş ettiği silah kendisine koruculuk kadrosu nedeniyle verilmemiştir. … ve…. tutanaklarına göre silahın ruhsat kaydının bulunmadığı, İlçe ….. zimmet ve envanterinde bulunmadığı, hiçbir korucunun kendi temin ettiği silahla görev yapmadığı, korucuların kullandığı silahların envanterde kayıtlı silahlar olduğu, sanığın abisi ve kendisi tarafından silahın korucu olduğu dönemde görev silahı olarak kullanıldığı savunmasının doğru olmadığı anlaşılmaktadır. Ayrıca sanığın ikrarı ile silahın kardeşi tarafından kaçak yollardan elde edilmiş, menşei belli olmayan bir silah olduğu, silahın uzun yıllardan beri sanığın evinde bulunduğu, suç tarihinde sanık tarafından taşındığı sabittir. Herhangi bir resmi kayıtla doğrulanmayan sanığın savunmasına itibar edilerek suç kastı yoktur denilemez. Bu konuda itibar edilmesi gereken sanık savunması ya da tanık beyanı değil resmi kayıtlar olmalıdır. Aksi takdirde ruhsat kaydı olmayan her silahta sanığın silahın ruhsatsız olduğunu bilmediğine dair savunmasına dayanarak beraate karar vermek gerekir. Ayrıca koruculuk yapan sanığın silahın ruhsata bağlanmasını veya silahın güvenlik kuvvetleri tarafından kayda alınması gerektiğini, senet karşılığında teslim edilmesini ve görev sonunda güvenlik kuvvetlerine teslim edilmesi gerektiğini bilmesi gerekir. Suçun kanuni unsurlarının gerçekleştiğini bilen ve isteyen sanığın suç kastı vardır, cezalandırılması gerekir. Bu nedenle sayın çoğunluğun beraat hükmünün onanmasına dair kararına katılmıyoruz. 17.06.2015