YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/8958
KARAR NO : 2015/17584
KARAR TARİHİ : 25.05.2015
6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’a muhalefet suçundan suça sürüklenen çocuk …’ın, anılan Kanun’un 13/1, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 55/3, 59/2, 72 ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un 4. maddeleri gereğince 2.444 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 23 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddeleri uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakıl- masına ve 3 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tâbi tutulmasına dair Çocuk (kapatılan) Mahkemesinin 16.06.2009 tarihli ve 2006/247 esas, 2009/230 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, suça sürüklenen çocuğun deneme süresi içerisinde suç işlediğinden bahisle hakkında verilen hükmün açıklanmasına, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunun 13/1, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 55/3, 59/2, 72 ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un 4. madde- leri gereğince 2.444 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Çocuk Mahkemesinin 10.06.2014 tarihli ve 2014/30 esas, 2014/387 sayılı kararını kapsayan dosyasıyla ilgili olarak;
Dosya kapsamına göre,
1- İstanbul 3. Çocuk Mahkemesinin 10.06.2014 tarihli ve 2014/30 esas, 2014/387 sayılı kararına yönelik incelemede, suç tarihinin 25.09.2004 olduğu somut olayda, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9. maddesi 3. fıkrasında yer alan “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenlemeye ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Zaman bakımından uygulama” başlıklı 7. maddesine nazaran lehe kanunun tespit edilerek uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde,
2- Kayden 14.09.1989 doğumlu olup, suçun işlendiği tarihte onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuğa 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’un 13/1. maddesine göre 1 yıl hapis ve 440 Türk lirası adlî para cezasına hükmolunmasından sonra cezasından,
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 31/3, 62 ve 52. maddelerinin, uygulanan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 55/3, 59/2 ve 72. maddelerine göre daha lehe olduğu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 31/3. maddesine göre suça sürüklenen çocuğun cezasından 1/2 oranında indirim yapılması gerekirken 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 55/3. maddesine göre 1/3 oranında indirim yapılarak fazla ceza tayininde,
3- Davanın suç tarihinin 25.09.2004 olduğu ve suça sürüklenen çocuk hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşme tarihinin 14.07.2009 tarihi olduğu, bu tarih itibarıyla henüz dava zamanaşımının dolmadığı ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/8-c. maddesi gereğince denetim süre- sinde zamanaşımının durduğu, ancak denetim süresi içinde 24.04.2010 tarihinde suç işlemesi sebebiyle zamanaşımının yeniden işlemeye başladığı nazara alınarak, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9. maddeleri uyarınca, sanığa yüklenen suç için öngörülen cezanın türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımı süresinin suç tarihinden karar tarihine kadar gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilmeden yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 23.03.2015 gün ve 20354 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.04.2015 gün ve KYB/2015-116372 sayılı ihbar- namesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
CMK.nun 231/8. maddesinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde denetim süresi içerisinde dava zamanaşımının duracağı belirtilmiş olup, incelemeye konu dosyada dava zamanaşımının 14.07.2009 ile 25.04.2010 tarihleri arasında durduğu gözetilerek yapılan incelemede, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri karşısında; suça sürüklenen çocuğa yüklenen suç için öngörülen cezanın türü
ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının suç tarihinden karar tarihine kadar gerçekleştiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığı’nın Kanun Yararına Bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen ihbarname içeriği bu nedenle yerinde görüldüğünden, İstanbul 3. Çocuk Mahkemesi’nin 10.06.2014 gün ve 2014/30 esas, 2014/387 karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK.nun 309/4-d maddesi uyarınca (BOZULMASINA), açılan kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve CMK.nun 223/8. maddeleri gözetilerek düşürülmesine, hükmedilen cezanın infaz edilmemesine, adli emanetin 2014/1589 sırasında kayıtlı tabanca ve eklerinin 765 sayılı TCK.nun 36. maddesi uyarınca müsaderesine, bozma nedenine göre 1 ve 2 nolu talepler hakkında karar verilmesine yer olmadığına, dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 25.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.