YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/6263
KARAR NO : 2015/13574
KARAR TARİHİ : 16.12.2015
MAHKEMESİ : … .. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/12/2014
NUMARASI : 2014/76-2014/321
Taraflar arasında görülen davada … .. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23.12.2014 tarih ve 2014/76-2014/321 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 31/05/2012 tarihinde gerçekleştirdiği 29. ve 32. sınıftaki “zeytin ve zeytin ezmeleri; krema; maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar; sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar” ürünlerini içeren, “1878 …” ibareli, 2012/50096 no’lu marka başvurusunun TPE YİDK tarafından dava dışı firmaya ait “…” ibareli, 2007/183221 no’lu, “…” ibareli, 1998/19498 no’lu “…” ibareli, 1999/9314 no’lu markalar mesnet alınarak 556 sayılı KHK’nın 7/1-b maddesi uyarınca reddedildiğini, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, TPE YDİK’nın 2013/M-8882 sayılı kararının iptalini ve müvekkili marka başvurusunun kısmi redde konu mallar bakımından da tescil işlemlerinin devamını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, başvuru konusu “1878 …” ibareli marka ile redde mesnet “…” markalarının “…” esas ve ayırt edici unsurlu olduklarını, aynı ürünleri içerdiklerini, YDİK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, redde mesnet markaların asıl ve ayırt edici unsurunun “…İ” ibaresi olduğu, başvuru konusu işaretin “1878 …” ibareli olup, bu işaretin de asıl ve ayırt edici unsurunun “…” ibaresi olduğu ve 1878 rakamının ayırt edicilik sağlamadığı, başvurunun ilk bakışta redde mesnet markaların yeni düzenlenmiş bir versiyonu olduğu yönünde izlenim doğduğu zira, her birinde “…” ibaresinin göze çarptığı, görsel, sescil ve anlamsal olarak iki işaretin ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu, başvuru kapsamında bulunan ve reddedilen “zeytin ve zeytin ezmeleri; krema; maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar; sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar” ürünlerin, redde mesnet markaların kapsamındaki “menba suları, maden suları ve sodalar, sebze ve meyve suları, özleri, gazozlar ve kolalı içecekler, şuruplar; krema ve zeytinler” ürünleriyle aynı tür oldukları, aynı dağıtım kanallarından geçtikleri, aynı iş yerlerinde sunuldukları, birbirleri yerine ikame edilme ve rekabet etme olanaklarının bulunduğu, ortalama düzeydeki tüketicilerin bu marka ve işaretin farklı işletmelere ait iki marka olduğunu algılamalarının mümkün olmadığı, kullanmanın markanın korunması şartı olmadığı, YİDK’nın başvuru tarihlerini, karar tarihindeki fiili ve hukukî durumu nazara alarak karar vermesi gerektiği, 556 sayılı KHK’nın 7/1-b maddesi hükmünün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi’ne başvuru yapılmış olmasının da sonuca etkili olmadığı zira, iptal kararlarının geçmişe yürümeyeceği, davacının seri marka uygulamasından da istifade edemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 16.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.