Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2014/9299 E. 2015/13393 K. 18.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/9299
KARAR NO : 2015/13393
KARAR TARİHİ : 18.06.2015

MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil

…. ile….. ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair…. Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 16.10.2012 gün ve 561/601 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı, mirasçılar arasında yapılan miras taksim sözleşmesinde 2 katlı ev ve 937 parsel sayılı taşınmazın kendisine bırakıldığını, 2 katlı evin bir kısmının taksim sözleşmesinde bilinmediği için yazılmayan 952 parsel sayılı taşınmaz üzerinde kaldığını açıklayarak, dava konusu 952 parsel sayılı taşınmazın tapusunun iptali ile adına tescilini istemiştir.
Davalılar………,….., … yargılama oturumundaki imzalı beyanlarında; açılan davayı kabul ettiklerini bildirmişler; diğer davalılar davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece, 937 ve 952 parsel sayılı taşınmazların bir bütün olduğu idda edilmiş ise de; ayrı ayrı tapulamadan geldiği, taksim sözleşmesinde 952 parsel sayılı taşınmazın zikredilmediği ve bahsi geçen sözleşme hakkında kesinleşmiş mahkeme kararı bulunduğu ve Yargıtay denetiminden geçtiği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, davaya konu “Anlaşma Senedi” başlıklı taksim sözleşmesinin geçerli olduğuna, 952 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili olarak paylaşım yapılmadığına göre, davacı vekilinin yerinde olmayan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Ne var ki; dosya arasında mevcut nüfus kayıtları ile veraset ilamlarına göre davacı ile davalılar ….. …, …..,… mirasbırakan……’un mirasçılarıdırlar. Dava mirasçılar arasında açılıp yürüyen bir dava olup, bir mirasçı diğer mirasçıya karşı her zaman miras payı oranında iptal ve tescil isteğinde bulunabilir. Davalılar ……………,…… yargılama
oturumundaki imzalı beyanları ile açılan davayı kabul ettiklerini açıklamışlardır.
6100 sayılı HMK.nun 308 (1086 sayılı HUMK.92.) maddesinde “..kabul, davacının talep sonucuna davalının tamamen veya kısmen muvafakat etmesi …” , HMK.nun 311 (HUMK. 95.) maddesinde ise,” kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur.” ifadeleri yer almaktadır.
Kabul iradelerini fesada uğratan geçerli bir nedenin varlığı da ileri sürülmediğine göre, davalılar …..,…., ……un kabul beyanları davalıları bağlamaktadır. Mahkemece davayı kabul eden davalıların miras payları yönünden davaya konu taşınmazın tapu kaydının iptali ve davacı adına tesciline karar verilmesi gerektiği göz önünde bulundurulmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HM’nun Geçici 3. maddesi yollaması ile halen yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK’nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’nun 388/4., HMK m.297/ç) ve 440/I. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine,18.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.