YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/21348
KARAR NO : 2015/11044
KARAR TARİHİ : 17.06.2015
Mahkemesi : Çocuk Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : TCK’nın 85/1, 31/3, 51/1-3 maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine ilişkin hüküm, suça sürüklenen çocuk müdafii ve mağdur vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
CMK’nın 232/2-b maddesine aykırı olarak, katılan … isminin gerekçeli karar başlığında gösterilmemesi, mahallinde düzeltilebilir eksiklik olarak değerlendirilmiştir.
Ölenin babası olan mağdur… 11/05/2010 tarihli celsede, suça sürüklenen çocuk … hakkında şikayetçi olmadığını bildirdikten sonra, 11/11/2010 tarihli celsede vekili aracılığı ile şikayetçi olduğunu bildirip, katılma talebinde bulunması üzerine mahkemece aynı celsede davaya katılmasına karar verilmiş ise de; şikayetten vazgeçmeden vazgeçmenin mümkün olmaması karşısında, mahkemece verilen katılma kararı hukuki değerden yoksun olup, mağdur … adına vekilinin hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı diğer katılan adına da temyiz istemi bulunmadığı anlaşılmakla, mağdur vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca isteme uygun olarak REDDİNE;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk müdafiinin, eksik inceleme ile karar verildiğine ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-İki sınır arasında temel ceza belirlenirken cezanın alt ve üst sınırını oluşturan ceza miktarları, suçun işleniş şekli, meydana gelen zararın ağırlığı, failin taksire dayalı kusurunun yoğunluğu nazara alınarak, sanığın tali kusurlu olarak neden olduğu ölümle sonuçlanan olayda, adalet, hakkaniyet ve nasafet kurallarına uygun makul bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, tali kusurlu suça sürüklenen çocuk hakkında teşdiden ceza tayini,
2-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 07/07/2009 tarih 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1. maddesinin (g) bendinde yer alan “failin güttüğü amaç ve saik” gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi;
Kanuna aykırı olup, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 17/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.