YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/13409
KARAR NO : 2015/13557
KARAR TARİHİ : 16.12.2015
MAHKEMESİ : …. ..FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/07/2014
NUMARASI : 2010/47-2014/162
Taraflar arasında görülen davada … ..Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/07/2014 tarih ve 2010/47-2014/162 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalı Erdem Köseoğlu vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; inşaat sektöründe faaliyet gösteren müvekkilinin 2005 yılında başlayan ‘….’ konut projesinin sahibi olduğunu, projenin ismini marka olarak TPE nezdinde tescil ettirdiğini, markasına yaptığı yatırımlarla bu ibareyi aynı zamanda tanınmış bir marka haline getirdiğini, davalılardan …. … …’nin Amerika’da kurulmuş faaliyetlerini kurmuş olduğu franchising ağı ile tüm dünyada yayan bir emlak pazarlama şirketi olduğunu, diğer davalı ……’nun ise … .. … olarak franchise ile emlak komisyonculuğu işleri yapmakta olduğunu, davalıların emlak komisyonculuğu yaparken müvekkili şirketin markasını kullandıklarını, özellikle … …’nun proje konutlarından birinde home ofis kurarak daire satışı gerçekleştirdiğini, düşük fiyatla yaptığı satışlarlarla zararına yol açtığını, aynı mevkide yer alan ilan panolarında reklam vererek müvekkili ile aralarında bağlantı olduğu izlenmi yarattığını, davalının aynı zamanda aynı ibareyi marka olarak tescil ettirmek için başvuru yaptığını ve alan adı olarak da adına tahsis ettirdiğini, tüm bu eylemlerin kötüniyetli olduğunu ileir sürerek her iki davalı tarafından marka haklarına tecavüzün durdurulması ve men’i, haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi ve yoksun kalınan kar ile uğramış bulundukları zararının tazminini ve 100.000 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Dava dışı … şahıs … … vekili; müvekkilinin … .. … … … ile temsilcilik, ortaklık vs. gibi bir organik bağının bulunmadığını, diğer davalı taraf … …. ile ortaklık bağı bulunmadığını ve bu sebepler çerçevesinde kendilerinin davada taraf olmalarının söz konusu olmadığını belirtmişlerdir.
Davalılardan … … vekili; “…” projesi içinde bulunan dairelerini gerek satarken, gerek kiralarken “….” ibaresini kullanmalarının en doğal hakları olduğunu, davacı şirketin ispat edilebilir bir zararının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının emlak komisyoncusu olarak satışını gerçekleştirdiği konutların içinde bulunduğu proje ismini kullanmasının KHK m.12 kapsamında mümkün olduğu, ancak davalının davacıya ait markalı konutların emlak komisyonculuğunu yapmasının yanı sıra bu ibareyi marka ve alan adı olarak kendi adına tescil ettirmesi ve bunları faaliyetleri çerçevesinde kullanmasının KHK m.12 anlamında dürüst kullanım kapsamına girmediği, aynı ibareyi kendi adına marka olarak tescil ettirmesi ve bunu alan adı olarak tahsis edip faaliyetlerini bunun üzerinden gerçekleştirmesi açıkça kötü niyet göstergesi olduğu, davalının bu şekildeki kullanımının davacı ile aralarında ticari bir bağ olduğu intibaını doğurduğu, davalının eylemelri nedeniyle zarara uğradığını iddia eden davacının bunu ispat etmesi gerektiği, projedeki dairelerin düşük fiyata satılmasının davalının inisiyatifinde olmadığı, kaldı ki fyatları da davalının tek başına belirleyemeyeceği, davacının ne şekilde zarar uğradığının belli olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının internet sitesi üzerinden davacıya ait … nezdinden tescilli … markasını kullanmak sureti ile marka hakkına tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespitine, durdurulmasına ve menine , markanın ve ayırt edilmeyecek şekilde benzerlerinin tanıtım vasıtası olarak ilan panosu, reklam, broşür ve hertürlü metaryal üzerinden kullanımının önlenmesine, ve bu kullanıma ilişkin söz konusu mataryallerin toplatılmasına, … markasına tanıtıcı işaret olarak kullanıldığı web sayfalarından çıkartılmasına, www……………com.tr ve www……com.tr alan adlarının iptaline, takdiren 10.000.00 TL manevi tazminatın 21.01.2010 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, masrafı davalılardan alınmak üzere hüküm özetinin yurt çapında yayın yapan traji en yüksek 3 gazeten birinden bir kez ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı … … vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı … … vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, mahkemece davacının maddi zararı oluşmadığına ilişkin değerlendirmelerde bulunan bilirkişi raporu benimsenmek suretiyle maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Ancak, davalı eyleminin 556 sayılı KHK’nın 12. maddesi kapsamı dışında kaldığı ve marka hakkına tecavüz oluşturduğu dosya kapsamından anlaşılmakta olup esasen bu husus mahkemenin de kabulündedir. Bu durumda, her iki tarafın da aynı tür ticari faaliyetle iştigal ettiği ve bu kapsamda davalının eyleminin marka hakkına tecavüz etmek suretiyle davacının ticari faaliyet alanında zarar görmesine yol açaçağı gözetilmek suretiyle davacının maddi tazminat talebinin 556 sayılı KHK’nın 66/a bendi kapsamında, davacı markasının davalı tarafından izinsiz kullanılması nedeniyle konut alıcılarının tercihleri üzerindeki muhtemel etkisi dikkate alınarak belirlenmesi, şayet bunun tespitinin mümkün olmaması halinde ise 818 sayılı BK’nın 42. maddesi (6098 sayılı TBK m.50/2) kapsamında uygun bir maddi tazminatın tayin ve takdiri gerekirken, maddi tazminat talebinin yazılı gerekçeyle reddi doğru olmadığı gibi, buna bağlı olarak da manevi tazminat miktarının takdiri de belirlenmesi doğru görülmemiş, hükmün maddi ve manevi tazminat yönünden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … … vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 657,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 16/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.