Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/7858 E. 2015/13500 K. 15.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/7858
KARAR NO : 2015/13500
KARAR TARİHİ : 15.12.2015

MAHKEMESİ :… … ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 31/01/2014
NUMARASI : 2013/436-2014/41

Taraflar arasında görülen davada …. l. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31/01/2014 tarih ve 2013/436-2014/41 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi yargılamanın yenilenmesini talep eden vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 15/12/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan yargılamanın yenilenmesini talep eden vekili Av. … … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Yargılamanın yenilenmesini talep eden vekili, müvekkilinin 01.03.2005-28.09.2007 yılları arasında dava dışı …. Ltd’nin müdürü olduğunu, şirketi zarara uğrattığı iddiasıyla … .. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2007/439 esas sayılı dosyası ile hakkında dava açıldığını, kayıt dışı satış yaptığı gerekçesiyle tazminat ödemeye mahkum edildiğini, sonradan vergi dairesinin yaptığı incelemede usulsüzlüğe rastlanmadığını, dava dışı şirket aleyhine müdürü olduğu döneme ilişkin olarak borçlu olmadığının tespitine yönelik dava açtığını, davanın lehine sonuçlandığını, yargılanmanın yenilenmesi şartlarının oluştuğunu ileri sürerek, yargılanmanın yenilenmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, yargılamanın yenilenmesi şartlarının oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, HMK’nın 375. maddesinde düzenlenen yargılanmanın yenilenmesi şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, yargılanmanın yenilenmesini talep eden vekili temyiz etmiştir.
Dava, HMK’nın 375/ı maddesinden kaynaklanan yargılamanın iadesi istemine ilişkin olup, davacı aleyhine sonuç doğuran limited şirket müdürünün sorumluluğundan kaynaklanan tazminat davası ile sonradan davacı lehine sonuçlanan menfi tespit davasının konularının farklı olması nedeniyle yargılamanın iadesi şartları oluşmadığı gibi, HMK’nın 114/i maddesi uyarınca kesin hükmün dava şartı olması nedeniyle, kesinleşmiş ikinci ilam buna aykırı sonuç doğurduğu için ikincisinin iptali gerekir. Kanun koyucu ikinci ilamın yargılamanın iadesi yolu ile iptal edilmedikçe, yeni davada kesin hüküm teşkil edeceği ilkesinden hareket ettiği için, ikinci ilam lehine olan tarafa birinci ilamın iptali için yargılamanın iadesi yoluna başvurma hakkı tanımamıştır. Sadece, birinci ilam lehine olan tarafa ikinci ilamın iptali için yargılamanın iadesini talep etme etme hakkı verilmiştir. (Bkz. Prof Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, cilt 5, sayfa 5235). O halde, davacı ancak ikinci ilamın iptalini isteyebilir ise de, o ilamın davalı yararına olduğu gözetildiğinde yargılamanın yenilenmesini istemede bir hukuki yararının olmadığı şüphesizdir.
Bu itibarla, yargılamanın yenilenmesini talep eden vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle yargılamanın yenilenmesini talep eden vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden talep edenden alınmasına, 15/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.