Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/9421 E. 2015/13570 K. 16.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9421
KARAR NO : 2015/13570
KARAR TARİHİ : 16.12.2015

MAHKEMESİ : …. .. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/03/2014
NUMARASI : 2013/325-2014/165

Taraflar arasında görülen davada … .. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/03/2014 tarih ve 2013/325-2014/165 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin … plakalı minibüs işlettiğini, … Büyükşehir Belediyesi UKOME’nin 26/10/2007 gün, 2007/10-169 ve 2007/10-170 sayılı kararı ile 18+1 kapasiteli araçlara döndürülmesi sonucunda .. … 0376 ve .. .. 0075 plakalı araçları aldığını, müvekkilinin bu araçları işletirken UKOME’nin almış olduğu kararlara karşı … 2. İdare Mahkemesi’nde iptal davası açıldığını ve iptal kararı verildiğini, davanın görüldüğü sırada Minibüsçüler Odası ile karşı tarafın bağlı olduğu Özel Halk Otobüsleri Kooperatifi arasında ön protokol, uzlaşma protokolü, protokol ve tutanaklar düzenlendiğini, minibüs sahiplerinin özel halk otobüslerini zarara uğrattıkları gerekçesiyle 575 adet nama yazılı bononun Özel Halk Otobüsleri Kooperatifi üyelerine verilmek üzere Kooperatif başkanlığına teslim edildiğini, mahkeme kararı sonucunda araçlarının çalışabilmesi için otobüsçülerin zararının karşılanması gerektiği, aksi taktirde otobüs sahiplerinin yargı kararının uygulanmasını talep edecekleri bildirilerek zor durumda olan müvekkilinden tehdit ile zararın karşılanmasının talep edildiği, müvekkilinin kendisini borçlu zannederek 28/05/2011 tarihli tutanak ile davalıya 20/06/2011 ödeme tarihli, 38.100,00 TL bedelli 2 adet senet verdiğini ve senetleri ödeyerek geri aldığını, senet asıllarının müvekkilinde olduğunu, … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2012/45314 soruşturma sayılı dosyasındaki Kooperatif başkanı … …’un ifadesinde senetlerin teslim alınarak lehtarlara dağıtıldığının belirtildiğini, 2. İdare Mahkemesi kararının Danıştay denetiminden geçerek kesinleştiğini, müvekkilinin Belediye’nin aldığı kararın uygulanması neticesinde karşı tarafı zarara uğratmadığı halde zor durumundan faydalanılarak ödeme yapmak zorunda bırakıldığını ileri sürerek, 76.200,00 TL’nin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre dava tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacıdan hiçbir şekilde bono veya senet almadığını, tahsil etmediğini ayrıca, şahsen halk otobüsü işletmiş bir kişi olmadığını, ortağı olduğu … Nakliyat Ltd. Şti. adına halk otobüsü işlettiğinden davanın husumetten reddi gerektiğini, davacı tarafın bononun müvekkiline teslim edildiği hususunu yazılı belge ile ispatlaması gerektiğini, müvekkiline verildiği kanıtlanmamış bir senetten dolayı müvekkiline husumet
yöneltilemeyeceğini, kaldı ki, davacının halen 2 ayrı otobüsü ile çalışmaya devam ettiğinden zarar şartının gerçekleşmediğini, tehdit iddiasının da doğru olmadığını savunarak, davanın usul ve esastan reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafın … Büyükşehir Belediyesi UKOME’nin vermiş olduğu karara istinaden M plakalı minibüslerini AB plakalı araçlara çevirdiği ve 2007 yılından itibaren de bu şekilde çalışmaya devam ettiği, UKOME’nin vermiş olduğu kararın idare mahkemesi tarafından iptal edildiği, iptal sürecinde ise Minibüsçüler Odası ve Özel Halk Otobüsleri Kooperatifi temsilcileri arasında uzlaşma görüşmeleri yapıldığı ve minibüsçülerin araç başına kooperatif üyelerine 38.100,00 TL ödeme yapılmasına karar verildiği, ödemelerin bu miktardaki senetlerle yapılmasının ön görüldüğü, davacının 2 aracı olduğundan 2 adet 38.100,00 TL’lik ödeme yaptığını iddia ederek lehtarı … … olarak düzenlenen iptal edilmiş senetleri sunmuş ise de, davalının kendisinin şahıs olarak otobüs işletmediği, ortağı olduğu şirket tarafından halk otobüsü işletmeciliği yapıldığını savunarak, husumet itirazında bulunduğu, davacı tarafça, davalının senetleri almadığı belirtilmiş ise de, Kooperatif ile … …’un …. 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2013/77 Esas sayılı dosyasında ve … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2012/45314 sayılı soruşturma dosyasındaki ifadelerinden senetlerden haberdar olunduğu ve senetleri üyelerine teslim ettiği hususu açıkça belli olduğundan davayı Kooperatif’e ve … …’a ihbar ettiklerini ancak, bu şahıslara da davanın, davalının yanında davalı olarak yöneltilmesi gerektiğinden HMK uyarınca Kooperatif ve … …’un davalı yanında davalı olarak kabulüne karar verilmesi talep edilmiş ise de, HMK’nın 124/3 ve 4. maddelerinde taraf değişikliğinin hangi hallerde yapılacağı düzenlenmiş olup, davacının ihbar olunanlara davayı yöneltmesi mümkün olmadığından bu talebinin yerinde görülmediği, davacı asilin de duruşmadaki beyanında ödemeyi Minibüsçüler Odası’nın petrol şirketinin olduğu yerde Minibüsçüler Odası’nın petrol şirketinin yönetim kurulu üyelerine yaptığını, orada halk otobüsçülerinin yöneticilerinin de olduğunu, parayı verip senetleri aldığını, parayı ödediğinde davalının orada olmadığını beyan ettiğinden, ödemenin davalıya yapılıp, senetlerin iade alındığı hususunun davacı tarafça ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince ise, davacı tarafça borçlu olduğu zannı ile davalıya verildiği iddia edilen bono bedelinin sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca tahsili istemi ile açılan davada yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, mahkemece de kabul edildiği üzere, ödemenin davalıya yapılıp, senetlerin iade alındığı hususu davacı tarafça ispatlanamadığından işin esasına girilmek suretiyle davanın kanıtlanamaması nedeniyle esastan reddedildiği, esasen pasif taraf sıfatının (husumet) bir maddi hukuk sorunu olup dava şartı niteliğinde olmadığının açık olmasına göre kendisini vekil ile temsil ettiren davalı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hüküm fıkrasının 5. bendinde yer alan ”…1.500,00 TL..” ibaresi çıkarılarak yerine ” … 8.496,00 TL …” ibaresi eklenilmek sureti ile kararın davalı yararına bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 16/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.