YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11050
KARAR NO : 2015/13575
KARAR TARİHİ : 16.12.2015
MAHKEMESİ : …. ….FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/07/2015
NUMARASI : 2014/157-2015/150
Taraflar arasında görülen davada … …Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 09/07/2015 tarih ve 2014/157-2015/150 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili asıl davada, taraflar arasında 17/04/2008 tarihli marka ve lisans sözleşmesi imzalandığını, buna göre müvekkilinin davalı markalarını yabancı dil eğitim kursunda kullanabileceğini, karşılığında 100.000 TL ödeneceğini, asıl sözleşme ve revizyon sözleşmeleri ile 2009 yılı sonuna kadar marka alan müvekkilinin sözleşme süresi dolmadan gerekçe göstermeye gerek olmaksızın devir etmek istediğinde işletmeye eğitimde kullanmaya alınan demirbaşlardan kullanılabilir durumda olanların fatura karşılığında tamamının müvekkiline ödeneceğini, sözleşmenin müvekkilince feshi ve ihtarnamelere rağmen davalının feshin haksız olduğunu belirtip talep edilen bedeli ödemediğini, ancak sözleşmede fesih için gerekçe gösterilme zorunluluğunun bulunmadığını, anılan demirbaş bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiş, birleşen davada ise, asıl davadaki beyan ve iddialarını tekrarla, ayrıca, 07/07/2009 tarihli noter ihtarnamesi ile, davalıya devredilecek eğitim öğretim malzemelerinin listesinin bildirilerek, diledikleri zaman teslim almaları hususunun da ihtar edildiğini, davalının söz konusu malzemeleri almayarak ve bedelini ödemeyerek temerrüde düştüğünü, eğitim ve öğretim malzemelerinin davalı tarafça teslim alınmaması nedeniyle, müvekkili tarafından 10/08/2009 tarihinden beri depolama maliyetine katlanılmak zorunda kalındığını, aylık 250,00 TL olmak üzere toplam 13.000,00 TL depolama ücretinin bulunduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 13.000,00 TL depolama ücretinin ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili asıl davada, sözleşmenin fesih bildiriminde müvekkilinin davacıyı yanıltmasına dayanıldığını, herhangi bir bir yanıltma bulunmadığından feshin haksız olduğunu, sözleşmenin 7’nci maddesine göre marka veren müvekkilinin ancak işletmeyi devralmak isterse devralınan malzemeler için bedel ödeme yükümünün bulunduğunu, anılan demirbaşların kullanılabilir durumda olup olmadığının bilinmediğini, davacının müvekkiline cari hesap borcu bulunurken eşya bedellerini isteyemeyeceğini, revizyon sözleşmesindeki imzayı müvekkilinin atmadığını savunarak, davanın reddini istemiş, birleşen davada ise, davacının eğitimde kullanmaya alınan demirbaşlardan kullanılabilir durumda olanların fatura tutarlarının tamamını iade hakkını kazanıp kazanmadığı hususu kesinleşmeksizin, depolama ücreti talebinde bulunmasının haksız olduğunu, davacının sözleşmeyi feshetmesinin sebebinin, önce müvekkili tarafından yanıltılması olarak gösterildiğini, sonrasında ise sözleşmeyi sebepsiz feshetme hakkı bulunduğunu ileri sürerek, fesih sebebini bu iddiasına dayandırdığını, davacı yanın açıkça fesih sebebini değiştirdiğini, bu durumun korunamayacağını, taleplerin yersiz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, yaptırılan bilirkişi incelemesi ile, sözleşmeye konu demirbaş niteliğindeki eşyalardan davalı tarafından teslim alınmayanların çalışır vaziyette olup, tüm eşyaların bedelinin 54.768,70 TL olduğu, ayrıca, bu eşyaların davacının dört ayrı adresindeki depo ve benzeri yerlerde muhafaza edilmesi ve bu adreslerden davacının gelir elde edecek şekilde yararlanamaması nedeniyle, birleşen dosyada talep edilen kira bedelinin de aylık 250,00 TL olarak makul olduğu, dava tarihi itibariyle 52 aylık kira bedeli alacağı bulunduğu ve bu miktarın da toplam 13.000,00 TL’ne karşılık geldiğinin tespit edildiği gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulü ile, …. 31. İcra Müdürlüğü’nün 2009/26291 sayılı takip dosyasına davalının yaptığı itirazın 54.768,70 TL üzerinden iptaline, fazlaya ilişkin itirazın iptali talebinin reddine, takibin 54.768,70 TL üzerinden takip tarihinden itibaren değişken oranlı avans faizi uygulanmak suretiyle devamına, İİK’nın 67/2 maddesi gereğince asıl alacağın %40’na tekabül eden 21.907,48 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, birleşen davanın ise, kabulü ile 13.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen davada davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin, asıl davada hükmedilen vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince ise; mahkemece, hüküm fıkrasının 4. bendinde davanın kısmen reddi nedeni ile karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca hükmedilen vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine şeklinde karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, asıl dava yönünden hüküm fıkrasının 4. bendinde yer alan “….davalıdan alınarak davacıya verilmesine” ibaresi çıkarılarak yerine “….davacıdan alınarak davalıya verilmesine” ibaresi eklenilmek sureti ile kararın davalı yararına bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.