Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2014/9128 E. 2015/5542 K. 05.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/9128
KARAR NO : 2015/5542
KARAR TARİHİ : 05.05.2015

MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … tarafından, davalı … aleyhine 01/04/2013 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 13/02/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız fiil nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karar davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, avukat olduğunu, duruşma sırasında davalının kendisine “avukat cübbesi giymişsin, giydiğin cübbeden utan” dediğini, bu olayın duruşma tutanağına geçirildiğini, açılan ceza davası sonucunda da davalı hakkında mahkumiyet kararı verildiğini belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalı, ceza mahkemesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğini, kararın temyiz edilemediğinden delil niteliğinde olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dinlenen tanıklar ve ceza dosyası içeriğine göre hakaret olgusunun gerçekleştiği kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; Davalı hakkındaki ceza davasının yargılaması sonucu hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönündeki ceza mahkemesi kararları hukuk mahkemesini bağlayıcı nitelikte değildir. Kütahya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2010/237 esas sayılı dosyasındaki 27/10/2011 tarihli duruşma tutanağından; davalının “Sen bu cübbeyi giymişsin” dediği, uyarılınca başka söz sarf etmediği, bu sözlerin de davacı avukatın duruşma sırasındaki beyanlarına karşılık savunma amaçlı söylendiği anlaşılmaktadır. Davacının duruşma sırasındaki bu beyanı nedeniyle kişilik haklarına saldırı söz konusu olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekir. Mahkemece yanılgılı değerlendirme ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle, BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 05/05/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.