YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/6074
KARAR NO : 2015/13450
KARAR TARİHİ : 14.12.2015
MAHKEMESİ : … .. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/02/2015
NUMARASI : 2014/5-2015/190
Taraflar arasında görülen davada … .. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/02/2015 tarih ve 2014/5-2015/190 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili firma ile davalı Kurum arasında akdedilen sözleşme uyarınca, davalı Kurum’un güvenlik işlerinin ihale edilerek sözleşme imzalandığını, 5510 sayılı Yasa’nın 81. maddesi uyarınca müvekkili firmanın %5’lik indirimden faydalandırıldığını ancak davalı Kurum’un müvekkilinin 27.02.2009-31.03.2011 tarihleri arasında hak edişlerinden işbu parayı usul ve hukuka aykırı olarak tekrar kestiğini ileri sürerek, toplam 5.234,07 TL haksız kesintinin 31.03.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Kurum’dan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, haksız yere kesinti yapıldığı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, aksinin kabulü halinde dahi belirtilen kadar olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; 5510 sayılı Kanun’un 81/1-ı maddesindeki % 5’lik prim indiriminin, kanunda öngörülen koşullara bağlı olarak, gerekli şartları sağlayan özel sektör işverenlerine tanındığı, davacı şirketin de bu koşullara sahip olduğunun SGK’nın yazısında belirtildiği gibi prim borcu, idari para cezası vs. borcunun bulunmadığı, sözleşme şartlarına uygun bir şekilde süresi içerisinde hizmet alımlarının yapıldığı ve sonuçlandırıldığının tespit edildiği, davacı şirketin hak ettiği prim indiriminin işverene ve iş yerinde istihdam ettiği sigortalıların belli sigorta kollarındaki sigorta primlerinin işveren payının % 5’lik kısmının hazine tarafından ödenmesi yoluyla sağlanması gerektiği, kamuda ihaleyle iş alıp teşvike hak kazanan davacıdan bu muafiyet ve indirimin Kamu İhale Genel Tebliğine, hak ediş kesintilerinin 506 sayılı Kanun’a dayanılarak yapıldığı, ancak Kamu İhale Genel Tebliği’nin yürürlük tarihinde 506 sayılı Kanun’un yürürlükte olmadığı, sigortaya ilişkin olarak yürürlükte olan kanunun 5510 sayılı Kanun olup, kesintinin dayanağı olan ve yürürlükte olmayan 506 sayılı Kanun’a göre, davacı şirketin hak edişlerinden toplam 3,670,33 TL kesinti yapıldığı, yerleşik Yargıtay kararları da dikkate alındığında 5510 sayılı Kanun ile sağlanan ve yatırımların istihdam odaklı arttırılması amaçlı teşvik olması nedeniyle fiyat farkı olarak nitelendirilemeyeceği, yükleniciye hazine tarafından sağlanan ek bir katkı olduğu, dolayısıyla söz konusu % 5’lik hazine yardımının hak edişlerden kesilerek davacı şirketin bu yardımdan mahrum edilemeyeceği, davalı idare tarafından yapılan kesintilerin yasal olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 3.670,33 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 188,04 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 14/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.