Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/3831 E. 2015/13592 K. 17.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3831
KARAR NO : 2015/13592
KARAR TARİHİ : 17.12.2015

MAHKEMESİ : …. .. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/07/2013
NUMARASI : 2011/383-2013/372

Taraflar arasında görülen davada …. .. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/07/2013 gün ve 2011/383-2013/372 sayılı kararı bozan Daire’nin 14/11/2014 gün ve 2013/15541-2014/17625 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2008 yılında kullandığı kredinin kapatılmasından sonra kredinin teminatı olarak sahip olduğu taşınmaz üzerine konulan ipoteğin fekki talep edilmesi üzerine davalı bankanın 15/09/2009 tarihli yazısı ile müvekkil şirketin dava dışı …. ….’nün kullandığı krediye kefil olduğu gerekçesiyle ipoteğin fekki talebini reddettiğini, müvekkili şirketin maddi bakımdan ihtiyacı olması nedeniyle söz konusu taşınmazı sattığını, satış bedelinin 239,975,78 TL’sine davalı bankanın dava dışı …. ….’nün kredi borcu nedeniyle bloke koyduğunu, ancak dava konusu ipotek işleminin baştan itibaren geçersiz olduğunu, ipotek verme işleminin dava dışı şirket müdürü …. …. tarafından yapıldığını, …. …..’nın üçüncü kişilerin borcu için ipotek verme yetkisi bulunmadığını, müvekkili şirketin sahip olduğu tek taşınmazın ancak ortaklar kurul kararı ile ipotek verilebileceğini, müvekkili şirketin bu ipotek sözleşmesiyle hiç kimsenin borcuna kefil olmadığını, …. ….’nün kullandığı krediye bağlı olarak davalı bankaca başlatılan icra takibine itiraz edildiğini ve itirazın iptali davasının derdest olduğunu ileri sürerek, 239.975,78 TL’nin ve 100.000 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı şirketin şahsi kredileri yanında kefil olduğu krediler bulunduğunu, taraflar arasındaki kredi sözleşmesinin 22/f. maddesinde, davacının verdiği ipoteğin hem kendi kullandığı kredilerin hem de başka firmalara olan kefalet borcunun teminatı olduğunun düzenlendiğini, yine ipotek resmi senedinin 2. sayfası şartlar başlığının 1. maddesinde de “söz konusu ipoteğin davacının kefalet borçlarını da kapsadığının açıkça yazıldığını, davacı şirketin dava dışı …. ….’nün borcuna kefaletinin geçerli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dava konusu ipotek senedinin davacı şirket yetkilisi … … tarafından imzalandığı, davacı şirketin anasözleşmesi, ortaklar kurulu kararı ve …. Ticaret Sicil Memurluğu’nca düzenlenen hükmi şahsiyet belgelerinin hiç birinde davacı şirket müdürü …. ….’nın davacı şirket adına kefalet altına girme yetkisine yer verilmediği, şirket müdürü … …’nın davacı şirket adına dava dışı 3. kişi …. ….’nün borcu nedeni ile davalı bankaya karşı kefalet sorumluluğu altına girmesi mutlak butlanla yok hükmünde olup, mutlak butlanla batıl olan bir işlemin 3. kişilere karşı da ileri sürülmesinin mümkün olduğu, davalı bankanın ipotek senedini düzenlerken davacı şirket müdürünün yetki kapsamını belirleyen yetki belgesini gördüğü, basiretli bir tacir olarak ortaklar kurulu kararını da istemesi gerektiği, söz konusu işleme onay da verilmediği, şirketin maksat ve konusu dışına çıkan bir iş veya işlemin yönetim kurulu veya temsilciler tarafından yapılabilmesinin TTK’nın 443/2 maddesi uyarınca genel kurulca verilecek özel yetkiyle mümkün olduğu, davalı bankaya ipotek verilen taşınmazın davacı şirketin üzerinde mobilya imalatı yapılan fabrikasının da bulunduğu tek taşınmazı olduğu, şirket müdürünün tek başına temsil yetkisine dayanarak bu taşınmazı şirketin iştigal konuları ve şirketin kendi borcu dışında dava dışı 3. kişinin borcuna karşılık kefalete dayalı ipotek olarak vermesi TTK’nın 542 maddesi yollamasıyla aynı yasanın 321. maddesi ve TTK’nın 443/2 maddesine aykırılık oluşturduğundan şirket müdürü …. ….tarafından 3. kişi … ….’nün borcuna kefil olunması ve dava konusu taşınmazın ipotek verilmesi işleminin geçersiz olduğu, manevi tazminat davasının koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle maddi tazminat davasının kabulüne, manevi tazminat davasının reddine dair verilen karar taraf vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairemizin 14.11.2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davacı vekili ve davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 57,60 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 17/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.