YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/3497
KARAR NO : 2015/14862
KARAR TARİHİ : 23.03.2015
Yaralama, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’a aykırılık ve tehdit suçlarından sanık Ç.. T..’in 10 ay hapis, 1 yıl hapis, 1 yıl 1 ay 10 gün hapis ve 600,00 Türk lirası adli para cezaları ile ceza- landırılmasına dair …. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.03.2011 tarihli ve 2009/150 esas, 2011/119 sayılı ilamının kesinleşmesini müteakip, hükümlünün talebi üzerine 5275 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un 17. maddesi uyarınca 1.500,00 ve 500,00 TL. güvence parası karşılığı infazın ertelenmesi kararındaki süreye hükümlü tarafından uyulmaması nedeniyle güvence parasının Devlet hazinesine gelir kayde- dilmesi talebinin mahkemenin görevsiz olduğu gerekçesiyle reddine ilişkin … Asliye Ceza Mahkemesinin 07.02.2014 tarihli ve 2009/150 esas sayılı kararına yönelik itirazın kabulü ile karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine dair … Ağır Ceza Mahkemesinin 03.03.2014 tarihli ve 2014/163 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak;
Dosya kapsamına göre, hükümlünün talebi üzerine …Cumhuriyet Başsavcılığının 09.10.2013 ve 06.12.2013 tarihli kararları ile 5275 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un 17. maddesi uyarınca 2’şer ay olmak üzere toplam 4 ay hüküm lünün infazının ertelendiği, erteleme süresi sonunda teslim olmaması sebebiyle 1.500,00 ve 500,00 Türk lirası güvence parasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 115/2. maddesi gereğince Devlet hazinesine gelir yazılmasının mahkemesinden talep edildiği,
… Asliye Ceza Mahkemesince, güvence parasının CMK. hükümlerine göre değil, CİHK. hükümlerine göre değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle, mahkemelerinin görevsiz olduğuna karar verildiği,
Bu karara yönelik itiraz üzerine de, … Ağır Ceza Mahkemesince 5275 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un 98, 107 ve 110. maddeleri göz önüne alındığında, infazla ilgili olarak hüküm mahkemesinin karar vermesi gerektiğinden bahisle itirazın kabulüne karar verilmiş ise de,
5275 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un 17. maddesinde düzenlenen hükümlünün istemiyle infazın ertelenmesine karar verecek olan merciin Cumhuriyet Başsavcılığı olduğu, anılan maddenin 5. fıkrasına göre erteleme isteminin kabulünün güvence gösterilmesine bağlanabileceği, ancak Cumhuriyet Savcısının erte leme isteminin kabul veya reddine dair kararına karşı her hangi bir yasa yolunun mevzuatımızda bulunmadığı,
İnfaz sırasında verilecek kararlar, bu kararları verecek olan merciiler ve bu kararlara karşı hangi yasa yollarına başvurulabileceği hususunun, 5275 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun ile 4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanunu’nda gösterilmiş olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ise soruşturma ve kovuşturma aşamasına münhasır kurallar belirlediği, her ne kadar anılan Kanun’un “Güvence” başlıklı 113/1-a maddesinde, “1) Şüpheli veya sanık tarafından gösterilecek güvence, aşağıda yazılı hususların yerine getirilmesini sağlar:
a) Şüpheli veya sanığın bütün usul işlemlerinde, hükmün infazında veya altına alınabileceği diğer yükümlülükleri yerine getirmek üzere hazır bulunması.” şek- linde bir düzenleme mevcut ise de, bu maddenin sadece güvence parasının alınabileceği halleri göstermek üzere düzenlendiği, yoksa infaz sırasında verilecek kararların Sulh Ceza Hakimliğince verileceği anlamına gelmeyeceği,
Diğer yandan 4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanunu’nun 4. maddesinde, infaz hakimliklerinin görevleri belirtilmiş olup, bu görevlerin cezaların infazı sırasındaki işlem ve faaliyetlere ilişkin olduğu,
Keza 5275 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un 98, 107 ve 110. maddelerinde ise infaz sırasında hüküm mahkemesinden alınacak kararlara ilişkin düzenlemeler getirildiği nazara alındığında, 17. madde gereğince güvence karşılığında cezanın ertelenmesi halinde, süresinde teslim olunmaması nedeniyle güvence parasının Devlet hazinesine gelir kaydedilmesine karar verecek olan mercii ile ilgili olarak mevzuatımızda açık bir düzenleme bulunmadığından, bu hususta 5275 sayılı Kanun’un 5. maddesine göre infaz hususunda genel görevli olan Cumhuriyet Başsavcılığınca bir karar verilmesi gerektiği cihetle, itirazın bu gerekçe ile kabulü yerine, yazılı şekildeki gerekçe ile hüküm mahkemesinin görevli kılınmasında isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu … 22.01.2015 gün ve 5276 sayılı Kanun
Yararına Bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 06.02.2015 gün ve KYB/2015-39510 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Kanun Yararına Bozma isteminin yaralama ve silahla tehdit suçlarından hükmedilen cezaların infazına ilişkin olması 6136 sayılı Yasaya aykırı davranmak suçundan verilen hükmün henüz kesinleşmemiş bulunması karşısında, Yargıtay Kanunu’nun 14. maddesine ve Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu’nun 22.01.2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 19.01.2015 gün ve 2015/8 sayılı kararına göre, Kanun Yararına Bozma istemini inceleme görevi Yargıtay Yüksek (4.) Ceza Dairesine ait olmakla Dairemizin görevsizliğine, dosyanın görevli Daireye (GÖNDERİLMESİNE), 23.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi