Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2014/21789 E. 2015/17697 K. 26.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/21789
KARAR NO : 2015/17697
KARAR TARİHİ : 26.05.2015

MAHKEMESİ : Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : -Sanık … haklarında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan beraat, resmi belgede sahtecilik suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması,
-Sanık … hakkında; banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan 243/3. madde ve fıkrası gereğince beraat, 245/2-3. madde ve fıkraları gereğince hükümlülük ve resmi belgede sahtecilik suçundan hükümlülük

Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık … hakkında oluşturduğu sahte nüfus cüzdanı ile kardeşi … adına …Bankası’ndan banka kartı çıkartması ve … adına Türkiye İş Bankası’ndan çıkartığı kredi kartları ile … adına … Bank,…, …’tan çıkarttığı kredi kartlarını kullanması eylemleri nedeniyle mahkemece her zaman hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
1- Katılan …A.Ş vekilinin temyiz istemi üzerine yapılan incelemede;
16.10.2012 tarihinde usulüne uygun olarak tefhim olunan hükmü, CMUK. nun 310. maddesinde belirtilen bir haftalık yasal süreden sonra 21.01.2013 günü temyiz eden katılan vekilinin vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nun 317. maddesi gereğince oybirliğiyle (REDDİNE),
2- Sanıklar … hakkında sahte banka veya kredi kartı üretme suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
Mahkemece kanıtlar değerlendirilip gerektirici nedenleri açıklanmak suretiyle verilen beraat kararları usul ve yasaya uygun bulunduğundan Cumhuriyet Savcısının suçun sabit olduğuna yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin oybirliğiyle (ONANMASINA),
3- Sanık … hakkında sahte banka veya kredi kartı üretme ve sahte olarak oluşturulan banka veya kredi kartını kullanma suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine ancak;
Sanık hakkında sahte banka veya kredi kartı üretme ve sahte olarak oluşturulan banka veya kredi kartını kullanma suçlarından temel hürriyeti bağlayıcı cezalar alt sınırdan tayin edilmesine karşın, hürriyeti bağlayıcı cezalar yanında tayin olunan adli para cezasına esas alınan birim gün sayısının farklı bir gerekçe gösterilmeksizin alt sınırın üstünde belirlenmesi suretiyle çelişkiye neden olunması,
Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanık hakkında …, Bankası, … yönelik sahte banka veya kredi kartı üretme suçundan 5237 sayılı TCK.nun 245/2 madde ve fıkrası uyarınca hapis cezası yanında adli para cezasına esas alınan 30 günün 5 güne, TCK.nun 43. maddesi uyarınca 1/4 oranında artırım yapılarak belirlenen 37 günün 6 güne, TCK.nun 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak belirlenen 30 günün 5 güne, 5237 sayılı Kanunun 52 maddesi gereği bir gün karşılığı takdir edilen 20 TL ile birim gün sayısının çarpılması suretiyle sonuç 600 TL adli para cezasının 100 TL’ye indirilmesi, sanık hakkında … Bank, …’na yönelik sahte banka veya kredi kartı üretme suçundan 5237 sayılı TCK.nun 245/2 madde ve fıkrası uyarınca hapis cezası yanında adli para cezasına esas alınan 30 günün 5 güne , TCK.nun 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak belirlenen 25 günün 4 güne, 5237 sayılı Kanunun 52 maddesi gereği bir gün karşılığı takdir edilen 20 TL ile birim gün sayısının çarpılması suretiyle sonuç 500 TL adli para cezasının 80 TL’ye indirilmesi, sanık hakkında… Bankası’na yönelik sahte olarak oluşturulan banka veya kredi kartını kullanma suçundan 5237 sayılı TCK.nun 245/3 madde ve fıkrası uyarınca hapis cezası yanında adli para cezasına esas alınan 30
günün 5 güne, TCK.nun 43. maddesi uyarınca 1/4 oranında artırım yapılarak belirlenen 37 günün 6 güne, TCK.nun 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak belirlenen 30 günün 5 güne, 5237 sayılı Kanunun 52 maddesi gereği bir gün karşılığı takdir edilen 20 TL ile birim gün sayısının çarpılması suretiyle sonuç 600 TL adli para cezasının 100 TL’ye indirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin (DÜZELTİLEREK ONANMASINA), 26.05.2015 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI DÜŞÜNCE : Sanık… hakkında mağdur …Bankasına yönelik sahte banka veya kredi kartı üretmek ve sahte oluşturulan kredi kartının kullanılması suretiyle yarar sağlama suçlarından 5237 sayılı TCK.nun 245/2 ve 245/3. maddelerinden kurulan mahkumiyet hükümlerinin, sanığın eyleminin kül halinde 5237 sayılı TCK.nun 245/3. madde ve fıkrasında düzenlenen tek suçu oluşturması nedeniyle bozulması gerekirken düzeltilerek onanmasına karar verilmesi yerinde değildir. Şöyle ki;
Dosya kapsamı ve anlatımlardan, sanık …’ın kardeşi …’ın kimlik bilgilerini kullanmak suretiyle … Bankasından sahte olarak 4 adet kredi kartı çıkarttırıp birçok kez harcama yaptığı anlaşılmaktadır.
5237 sayılı TCK.nun 21/1. madde ve fıkrası “Suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır. Kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir.” Yine TCK.nun 44. maddesi “İşlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılır.” hükmünü içermektedir.
5237 sayılı TCK.nun 245/3. madde ve fıkrasında tanımlanan suçun maddi unsuru, sahte oluşturulan veya üzerinde sahtecilik yapılan bir banka veya kredi kartını kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlamaktır. Ancak bu fıkra hükmüne göre cezaya hükmedilebilmesi için fiilin daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmaması gerekir. Bu maddedeki suçun oluşması için ilk şart, banka veya kredi kartının sahte olarak üretilmiş veya üzerinde sahtecilik yapılmış olmasıdır. Yani sahte kart oluşturmak veya üzerinde sahtecilik yapmak bu suçun seçimlik hareketleridir. Sahte kart
oluşturmak, gerçek kart üzerinde yapılanlar dışında sahtecilik fiillerini ifade eder. Üçüncü fıkradaki suçun oluşması için ikinci şart ise, sahte olarak üretilmiş veya üzerinde sahtecilik yapılmış kartın kullanılması suretiyle yarar elde edilmiş olmasıdır. Haksız yararın fail ya da başka birisine sağlanmasının önemi yoktur. Her iki halde de suç oluşacaktır.
245. maddenin 3. fıkrasında tanımlanan suçun manevi unsuru ise kasttır yani kasten işlenebilen bir suçtur. Üçüncü fıkra açısından kast, suça konu banka veya kredi kartının sahte oluşturulan veya üzerinde sahtecilik yapılan bir kart olduğunu bilmeyi ve bu kartı yarar sağlamak amacıyla kullanmayı istemeyi gerektirir.
Bilindiği üzere, sahtecilik fiillerinin hedefi yine bizzat sahteciliğin kendisi değildir. Hemen her zaman sahteciliğin ötesinde bir amaca ulaşmak için sahtecilik yapılır. Bu nedenle sahte belge oluşturduktan sonra bu sahte belgeyi kullanan kişi, hem sahte belge düzenlemekten hem de sahte belge kullanmaktan dolayı cezalandırılmaz. Burada da aynı şekilde düşünmek uygun olacaktır. Dolayısıyla, sahte kart oluşturan veya kart üzerinde sahtecilik yapan kişi, daha sonra bu kartı kullanarak yarar sağlayacak olursa, sadece TCK.nun 245/3. maddesinde öngörülen suçtan dolayı cezalandırılması gerekecektir. Nitekim TCK.nun 245/3. maddesinde öngörülen cezanın 245/2. maddesinde öngörülen cezadan fazla olması da bu görüşü destekler niteliktedir.
Somut olayda da, Ceza Genel Kurulunun 27.05.2008 gün ve 2008/11-87 E, 2008/150 K sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanığın ele geçirdiği kardeşine ait kimlik bilgilerini kullanmak suretiyle banka görevlilerince basımını sağladığı 4 adet kredi kartı “sahte oluşturulan” kart niteliğinde olup, bu kartın kullanılması suretiyle kendine haksız yarar sağlaması eyleminin daha ağır cezayı gerektiren başka bir suçu oluşturmaması ile, 5237 sayılı TCK.nun 21/1. madde ve fıkrasında “Suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır. Kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir.” şeklindeki düzenleme ve TCK.nun 44. maddesi birlikte değerlendirildiğinde, sanığın kastının açıkça sahte olarak üretilen kredi kartının kullanılması sonucu yarar sağlama olduğu ve eyleminin kül halinde 5237 sayılı TCK.nun 245/3. maddesindeki suçu oluşturduğu gözetilmeden, TCK.nun 245/3. madde ve fıkrası yanında ayrıca TCK.nun 245/2. madde ve fıkrasından da hüküm kurulması suretiyle fazla ceza tayini gerekçesiyle bozulması yerine, yerel mahkemenin mahkumiyete ilişkin kararlarının onanması yönündeki sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 26.05.2015